ABD ve NATO’nun kirli yüzü

Kamil Çöpür
Kamil Çöpür

Rusya, komşusu Ukrayna’ya girince tüm dünya ayağa kalktı. Herkes barıştan yana oldu. Elbette savaş kötü, barış güzel bir şeydir. İyi de bugünlerde bazıları Amerika’ya güzellemeler yapmaya başladılar. Kimse çıkıp Amerika güzellemeleri yapmasın. İşte o zaman isyan edesim geliyor.

Her kim ki bu güzellemeleri yapınca darağacında can veren üç fidan, bir toprak evde sağ salim teslim alınacakları varken roketle, tankla etleri toprağa karışan yirmili gençler aklıma gelir.

Nato’nun ağa babası Amerika’dır. Nato, üye ülkelerin kılcal damarlarına kadar girerek istediği gibi at oynattı. O ülkelerin yöneticileri de ağababalarına ses çıkaramadılar. Nato’ya “Evet” diyen ülkeler kendi ülkelerini baskıcı rejimlerle yönetmeye çalıştılar.

İsrail’e karşı dik duran, Irak, Libya ve Suriye’ye Amerika’nın Nato kisvesi altında yaptıkları ortada. Bu üç ülkeyi haritadan sildiler. Milyonlarca insan, çoluk çocuk öldüğünde Amerika’nın sesi çıkmadı. Şimdi herkes Amerika’nın kuyruğuna takılmış Rusya’ya saldırıyor.

ABD’li yöneticiler İran’da Şah rejimini değiştirip, yerine mollaları getirdiler. Mollalar da kafalarını biraz kaldırıp, kendilerine karşı çıkınca onlara da ambargo koyarak istediklerini yaptırmaya çalışıyorlar.

Dünyada Amerika’ya ve Nato’ya kafa tutan sadece Sovyet Rusya vardı. Onu da Gorbaçov aracılığıyla parçalayıp, dağıttılar. Amaç Sovyetleri zayıflatmak, dünyada tek eksenli bir düzen kurmaktı.

Dağılan, parçalanan ülkeler Sovyetlerden birer, birer koptular ve Amerika’nın himayesine veya radarına girdiler. Ukrayna bunların başında gelir. Burası mafya, kara para üssü ile birlikte kadın ticaretinin yoğun olduğu bir yer haline getirildi. Amerika ve Nato Ukrayna’nın Nato ülkesi olması için bu ülkeye silah yardımından tutun da ekonomik yardıma kadar yardımda bulundular. Ağzı yanan Putin, Nato’nun bu planını devre dışı bırakmak için Ukrayna’ya girdi. Putin Ukrayna’ya “Sen benim burnumun dibine başka ülkelerin silah gücünü getiremezsin, getirirsen benim güvenliğim tehlikeye girer” diyerek Ukrayna’yı uyardı.

 Ruslar ne istiyor? Rus Dış İşleri Bakanı Lavrov diyor ki, dağılan Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ülkelerinde Nato ve Amerika üs kurmasın. Kurarlarsa güvenliğim tehdit altına girer.

Ne olursa olsun bir ülkenin, bağımsız bir ülkenin toprağına askeri harekette bulunması doğal karşılanamaz.

“Ha… Şunu da görmek gerekir. ABD ve AB sürekli olarak Putin’i Ukrayna’ya girmesi için tahrik ettiler. Putin gibi usta bir siyasetçi de bu oyuna geldi.

Savaşı Rusya değil, Amerika başlattı. Orada her ölen insanın katili Amerika’dır. Burada Rusya’yı savunduğum anlaşılmasın. Ne olursa olsun bir ülkenin, başka bir ülkenin topraklarına tankla, topla, füzelerle girip, sivil halkı öldürüp, kendi düzenini kurması kabul edilemez. Hiçbir ulus topraklarının başka bir ülke tarafından işgal edilmesini kabul etmez. Ancak, Rusya şunu gördü. Daha önce Nato’ya giren Romanya ve Bulgaristan sayesinde ABD’nin 6 tane denizaltısı Karadeniz’de mevcut. Ukrayna’nın Nato’ya girmesiyle ABD Karadeniz’de güçlenecektir. Bu nedenledir ki ABD ve Avrupa ülkeleri Ukrayna’ya silah ve cephane gönderiyorlar. E... Gelen bu silahlarla çocuklar oyun oynamayacak herhalde. Orada daha çok çocuk ölsün diye. Daha çok öldürmek içindir bu silahlar.

Silah tüccarları ellerini ovuşturuyorlar. Dünya silah ticaretinin %28’ini Amerika, sonra  %20’ye yakınını da Rusya elinde tutmaktadır. Fransa ve Almanya çok gerilerde kalmaktadır. Rusya Ukrayna savaşından sonra Finlandiya ve Belçika bile silah harcamalarını artırmıştır. Bugün Finlandiya Nato’ya girmeyi tartışmaktadır.

Eğer insanlar çocuklar ölmesin, onlar babasız kalmasın, analar ağlamasın diyorsanız, savaşa hayır diyelim. Savaş silah tüccarlarının, üreticilerinin ve onların işbirlikçi siyasetçilerinin işine gelir. Onlar servetlerini artırırken mazlum halklar açlığa, sefalete sonunda da ölüme mahkûm olurlar. Bu savaşta kimse kârlı değildir. Rusya’nın parası dolar karşısında eridi. Burada biz ve bizim gibi gelişmekte olan ülkeler de etkileniyoruz. Bizim paramız da dolar karşısında değer kaybetti. Kısacası savaşın kazananı olmaz. Kazanan kesim silah üretenler ve satanlardır.

Atatürk “Mecbur kalınmadıkça, savaş bir çılgınlıktır.” “Yurtta sulh, cihanda sulh” diyerek savaşlara ne denli karşı olduğunu göstermiştir.

Bu ülkede “Savaşa hayır” dedikleri için insanlar hapse atılıp, yıllarca cezaevlerinde tutuldular. Şimdi de herkes barıştan yana. Bilmiyorum samimi misiniz? Yine de iyi bir gelişme olarak görüyorum.

Her kim ki savaş istiyorsa, ya bu savaştan çıkarı vardır, ya da akıl melekelerini yitirmiştir.

İnadına barış, barış, barış…

- Kocaeli Gazetesi, Kamil Çöpür tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/10193050/kamil-copur/abd-ve-natonun-kirli-yuzu