Doğu ve Güneydoğu sınırındaki mayınlar neden temizlendi?

M.Tanzer Ünal
M.Tanzer Ünal

Sahi, durup dururken o mayınları neden temizledik?

Neden Doğu ve Güneydoğu sınırlarımızı “kevgire” çevirdik?

Neden Türkiye’yi “yol geçen hanına” döndürdük?

Filmi geriye sarın, şöyle bir düşünün!

Bir devlet, güvenliğini sağlamak için taa 1954’te büyük paralar harcayarak sınırlarına döşediği mayınları durup dururken neden söker?

Haydi, söyleyin, neden söker?

Ah, emperyalizmin tuzaklarını anlamayan veya anlamak istemeyen o kafalar ah!

Emperyalist ülkeler, Türkiye’ye düpedüz oyun oynadı.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu sınırlarının mayınlardan temizlenmesi, bu oyunun bir parçası.

Mayınların temizlenmesinden sonra Suriye’de iç savaş çıkartıp, milyonlarca Suriyelinin Türkiye’ye kaçmasının sağlanması da oyunun diğer parçası.

Suriye’nin kuzeyini boşaltıp buralara Kürtleri yerleştirdiler, “Büyük Kürdistan” projesi için önemli bir adım attılar.

Milyonlarca Suriyelinin Türkiye’ye göçmesiyle ülkemizin “demografik yapısını” değiştirdiler.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da artık sınır yok

*******

Sınır, “devletlerin yasal yetki alanlarını” belirleyen bir terimdir.

Ülkeye giren ve ülkeden çıkan; insan, hayvan, para ve mal, sınırlar sayesinde devletin kontrolü altına alınır.

Bu nedenle sınırlar devletin güvenliği için çok önemlidir, devletin namusudur.

Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğu’sunda bir süredir “sınır” filan yok.

Batısında var, çünkü batı sınırımız Avrupa Birliği ülkeleriyle çevrili.

Antlaşmalı olduğumuz ülkelerin sınır kapılarında, örneğin Batum’da (Gürcistan) pasaport sormuyorlar, Türk kimlik kartını gösterip sınırdan geçebiliyorsun.

Ama canınız Suriye, Irak, İran ve Ermenistan’a mı gitmek istedi veya bu ülkelerde yaşayanlar Türkiye’ye mi gelmek istiyor, hiç dert değil, çünkü bu sınırlarda “kimlik dahi” sormuyorlar.

Elini kolunu sallaya sallaya bir taraftan diğer tarafa gidip gelebiliyorsun.

Eğer böyle olmasaydı, ülkemize 8-9 milyon sığınmacı-mülteci nasıl girerdi?

Suriye sınırı, mayınlardan neden temizlendi?

******

Suriye sınırındaki mayınları neden kaldırdık, hatırlayan var mı?

900 kilometre uzunluğundaki bir sınır durup dururken mayınlardan neden temizlenir?

Türkiye, 2010 yılında Suriye sınırındaki mayınları temizleme kararı aldı.

Söylenen, bir İsrail firması mayınları temizleyip burada 44 yıl boyunca “organik tarım” yapacaktı.

Az kalsın ihale bağlanıyordu, ülkede kıyamet koptu.

Anayasa Mahkemesi ihaleyi iptal etti ve mayın temizleme işi Türk Silahlı Kuvvetleri’nde kaldı.

Türkiye, Suriye sınırındaki mayınlarını temizledi, 900 kilometre sınırda giriş çıkış sorunu kalmadı.

Sonrasını biliyorsunuz…

Ne kadar tesadüftür ki, bir yıl sonra 2011 yılında Suriye karıştı veya karıştırıldı, 5-6 milyon Suriyeli mayından temizlenmiş sınırlarımızdan geçerek Türkiye’ye sığındı.

Tam 11 yıldır işte o Suriyelilerle iç içe yaşıyoruz.

Tabii bu kadarla da değil, mayınlar temizlenince terörist gruplar için de Türkiye’ye giriş çıkış sorunu kalmadı.

Sadece Suriye sınırı mı?

*******

Suriye sınırından sonra, sıra Doğu Anadolu’daki sınırların temizlenmesine geldi.

Irak, İran, Azerbaycan ve Ermenistan sınırlarına…

Avrupa Birliği, sınırlarınızı mayınlardan temizleyin, faturası benden dedi, saf saf kabul ettik.

Dağa taşa “Hudut namustur” diye yazdık, ama mayınları kendi ellerimizle temizleyince “namusun elden gideceğini” hiç düşünmedik.

Tabii mayınları temizlerken verdiğimiz şehitler de cabası.

O mayınlı arazilerde, ülkemize sızmaya çalışan teröristler değil, bizim Mehmetçiğimiz can verdi.

Şu garipliğe bakar mısınız?

Şimdi diyeceksiniz ki, “Hadi Suriye ve Irak sınırlarını anladık da, İran sınırındaki mayınlar neden temizlendi?”

Eee, İran sınırındaki mayınları temizlemeseydik, “Afgan kardeşlerimiz” sürüler halinde Türkiye’ye nasıl giriş yapacaktı?

Emperyalist ülkelerin dahiyane planına ve ülkemizi yönetenlerin saflığına bakar mısınız?

Meğer Afganistan’da gelişecek olaylar ve Afgan göçü yıllar öncesinden planlanmış.

Sınırlarımızdaki mayınlar temizlenirken, ülkemizi yönetenler, Türk halkına iki yalan söylediler:

BİR: Mayından temizlenen arazide organik tarım yapılacak.

İKİ: Mayınlar temizlendikten sonra, “insani ve güçlü bir sınır güvenliği” sağlanacak.

Sonuç ne oldu?

Organik tarımdan söz eden var mı?

İnsani ve güçlü sınır güvenliği sağlanabildi mi?

Mayınlar temizlenince ne oldu?

******

Bugün Güneydoğu ve Doğu Anadolu sınırlarımızda mayın yok.

Emperyalist ülkeler, “Bu mayınları temizleyin, parası bizden dediler”, temizledik.

Mayınlar temizlenince, bu bölgede “sınır güvenliği” de kalmadı.

Dileyen, elini kolunu sallaya sallaya Türkiye’ye girebiliyor.

Peki, bu mayın temizlemenin Türkiye’ye faturası ne oldu?

*Güney sınırımızda PKK’dan sonra ABD’nin güdümünde PYD adında 65 bin kişiden oluşan bir terör örgütü komşumuz daha oldu.

*Güneydoğu ve Doğu sınırından 8 milyon mülteci ülkemize girdi.

*Sınır şehirleri başta olmak üzere hemen hemen bütün kentlerimizin “demokrafik yapısı” değişti.

*Mülteciler, Türk insanının işine ve aşına ortak olunca, ülkemizde işsizlik ve sefalet arttı.

*Biz bonkör milletiz ya, dilenerek bulabildiğimiz borç paraların bir kısmıyla şimdi bir de 8 milyon mülteciyi besliyoruz, barındırıyoruz.

Say say bitmez, bu 8 milyon mülteci Türkiye’nin başına daha ne belalar açtı ve açmaya devam ediyor.

Sonuç olarak, emperyalist ülkelerin tuzağını göremedik, Türkiye’nin sırtına bir de “mülteci kamburu” ekledik.

Bu iş bu kadarla kalmaz.

Yazılan senaryonun devamını, bugünden görebilmek lazım.

Ben gördüm; Türkiye, Türklerin elinden gidiyor.

Ama 10 yıl sonra, ama 20-30 yıl sonra…

Gözümüzü açmazsak, aklımızı başımıza toplamazsak, ülkemizi emperyalist devletlerin tuzağından kurtaramazsak, bir an gelecek ki, iş işten geçmiş olacak.

 

- Kocaeli Gazetesi, M.Tanzer Ünal tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/10213763/mtanzer-unal/dogu-ve-guneydogu-sinirindaki-mayinlar-neden-temizlendi