Anneler Günü ve Janset’in 19. yaş günü

Bugün 8 Mayıs. Anneler Günü. Öncelikle, Hikmet Hanım, Sevil Hanım ve Sinem’in Anneler Günü’nü, Janset’in de doğum gününü kutluyoruz.

Sonra, Prag’a doğru yola çıkıyoruz. Rehberimiz Atilla ve Sinem. Kentte, atletizm sporu yapılıyor. Bazı meydan girişleri trafiğe kapatılmış. Kentin her yeri turist gruplarıyla dolu. Prag, Avrupa’nın en çok turist çeken kenti. Ortaçağ’dan bu yana görkemli yapıları, anıtları, meydanları, ortasından geçen ve kenti baştanbaşa dolaşan Vltavanehri ile muhteşem bir kent. Bu nehir üzerinde Prag içinde 18 köprü var. En ünlüsü ise Charles Köprüsü. Kral IV.Karl zamanında yapılmış.

Prag’ın tarihi mekanlarında dolaştıktan sonra, Kogo adlı mekanda Janset’in doğum günü yemeğindeyiz. Atilla’nın rehberliğinde ve güzel bir akşam yemeğini paylaşıyoruz. Ve eve dönüş…

Profesyonel eşliğinde doyumsuz bir Prag Turu

Bugün 10 Mayıs.

Saat 09.15’te rehberimiz geliyor.

Atilla Yenişen, anne-babası, kardeşi ve bizim için bu organizasyonu yapmış. Rehberimiz Çetin Altan Şeynova, Adapazarı’ndan 22 yıl önce buraya gelmiş. Minibüsüyle profesyonel rehberlik yapıyor.

Prag için en uygun ziyaret zamanının mayısta olduğunu söylüyor. Özellikle yaz aylarında çok yoğun bir turist akını oluyormuş. Prag’a giden yolda ve tarihi Prag merkezine ulaşıncaya dek her yanımız ağaçlar ve çiçeklerle kaplı. Mayıs ayı leylakların açtığı bir zaman. Hemen her yerde leylaklarla karşılaşıyoruz.

Prag gezimize KALE bölgesinden başlıyoruz.

Bu bölge 9. Yüzyıl’da inşa edilmeye başlanmış. Cumhurbaşkanlığı bu alanda… Yabancı bir misyon ziyareti olmalı ki, Muhafız Alayı, bando eşliğinde Cumhurbaşkanlığı avlusuna yerleşiyor.

Bu arada rehberimiz Cumhurbaşkanı MilosZeman’dan söz ediyor. Zeman, amansız bir alkolikmiş! Çok sarhoş olduğu bir zamanda yabancı bir Cumhurbaşkanını karşılayamamış! Halk da bunu biliyor ve espri konusu yapıyormuş.

Cumhurbaşkanlığı’nın hemen arkasında LORETTA KİLİSESİ yer alıyor.

Bu kilise 1626’dan bu yana Katoliklerin bir hac merkezi olarak ziyaret ediliyormuş. İlginç olan şu ki; Çekya’da halkın yüzde 70’e yakını Ateist, kalanı da Deist miş!..

Kilisenin içi çok aydınlıktı. Bunun nedeni, içindeki devasa camların renkli vitraylarla süslenmesiymiş.

Çekya ve Bohem yaşam kültürü

Rehberimiz anlatıyor;

“Germenler, Slavlar ve Keltler, 9.Yüzyıl’da BOHEMYA uygarlığını kuruyorlar.

‘Bohem Yaşam Tarzı’ ülkede egemen. Yasal günlük çalışma süresi 6 saat. İki saat de özel işler için çalışma. Sonra, 8 saat uyku ve 8 saat kendine zaman ayırma. Çek’ler Cuma akşamları kent dışındaki ‘Haftasonu Evleri’ne gidiyor ve konuklarını bu evlerde ağırlıyor ve pazar akşamı evlerine dönüyorlar.

Çekya, ordusu olmayan bir ülke. Savunmaya kaynak ayırmıyorlar! Bilim, teknoloji ve otomotiv yan sanayine kaynak ayırıyorlar. İşsizlik yüzde 1,9.

Kişi başı yıllık et tüketimi 83 kilo. Bira tüketimi ise 191 litre! 500’ün üzerinde bira çeşidi var. PİLSEN kenti de bu ülkede. Biraya ‘Likit Ekmek’ diyorlar.”

Yıllık Gayrisafi Ulusal Geliri 250.7 milyar dolar. Kişi başına yıllık ulusal gelir 40 bin 360 dolar.

Ortalama yaşam süresi 79,13 yıl.

Halkın yüzde 99,6’sı okur yazar. Yüzde 70’i yüksekokul mezunu.

Sokaklarda, özellikle tarihi mekanlarda siyah giysiler içinde namaz kılıyor gibi eğilmiş dilenciler de var. Onlar, şarap ya da bira içmek için dileniyorlarmış! Prag Belediyesi onlara hergün iki öğün sıcak yemek veriyormuş.

Aradım bulamadım!

Çekya’da kaldığımız 6 gün içinde yollarda sigara izmariti, tükürük, çöp, kedi köpek atığı aradım, bulamadım!

Kedi köpek gezdirenler için özel atık kutuları yapılmış. Kutularda kağıt poşetler var. Cadde ve sokaklarda başıboş kedi köpek de yok!

Gelip geçen araçlardan yüksek sesli müzik zevki de yoktu!

Daha da ilginci, elektrik direkleri ve telleri aradım, bulamadım! Tüm elektrik şebekeleri yeraltına alınmış! ISPARTA’nın çilesi geldi aklıma!

Charles Köprüsü

Prag içinden geçen nehir, yoğun kış aylarında taşıyormuş. İki kez köprüler yıkılmış ve nehir kenarındaki alanlar sular altında kalmış. SonundaIV. Karl döneminde 1357’de yeni bir köprü inşaatı başlamış, 1400’de tamamlanmış. Köprü yapımında milyonlarca yumurta akı kullanılarak taşlar birleştirilmiş. Bugün “Charles Köprüsü” olarak tanımlanan köprü 800 yıldır dimdik ayakta.

Ünlü besteci Smetana’nın “Vitava” ya da diğer adıyla “TheMoldau” adlı bestesi bu köprünün akışını yansıtıyor. Rehberimiz; “Dünyanın en güzel senfonik şiiri” diye tanımlıyor.

Aziz Vitüs Kilisesi

Yine, Kale bölgesinde yer alan bu Katolik Katedrali, 1344’te inşa edilmeye başlanmış, 1929’da tamamlanabilmiş. IV. Karl ve bazı krallar burada yatıyor.

Çekya’da insanı mutlu eden sözcük; DOBRİDEN

Rehberimiz diyor ki; “Çekya’da gökyüzü yılda 1-1.5 ay mavidir. Kent semaları genellikle gridir. Bu, insanlar üzerinde bir ölçüde içe dönüklük oluşturuyor. Bunda Alman ve Rus işgallerinin de etkisi var. Onları mutlu edecek sözcük, sabahları karşılaştıkları kişilerin ‘DOBRİDEN’ yani ‘İYİ GÜNLER’ diye selamlamaları oluyor.

Eski Şehir Meydanı

Bu meydan bütünüyle bir Açıkhava müzesi gibi. Almanların bombaladığı ve yarısını yok ettiği ORLOJ saat kulesi, 14. Yüzyıl yapımı Gotik Kilise, Altından Meridyen geçen Madonna Heykeli, 1495’te katledilen JANHUS heykeli ve Arkeolojik saat burada.

Arkeolojik Saat; eski belediye sarayının güney duvarında yer alıyor. 1410’da Mikulas adlı bir deha yapmış. Her saat başı çevresi insanlarla doluyor. Saatin sağ ve sol tarafında 4 heykel bulunuyor. Her birinin farklı anlamı var. Elinde ayna tutan ‘kibri’ anlatıyor. Bir elinde para kesesi olan Yahudi figürü ‘açgözlülüğü’ anlatıyor. İskelet figüründe ise ‘ölüm’ temsil ediliyor. Bu figür, saat başı elindeki kum saatini çeviriyor. Yani “Her insan bir gün ölümü tadacaktır!”Ve mandolin çalan ‘Türk figürü’ ise ‘zevk ve sefayı’ temsil ediyor!

Nazım Hikmet’le aynı karede buluşmak…

Prag’da Vlatava nehrine bakan bir köşede “KavarnaSlavia” adlı bir tarihi mekan var. Kafe ve restoran. Dünyaca ünlü pek çok sanatçı bu mekana gelmiş. Sırayla fotoğraflarını dizmişler. Onların içinde “Vatan Şairimiz” Nazım Hikmet de var. Nazım, 1951 yılında bir nefes mola vermiş. Onunla bir resim karesinde bile olmayı onur saydım.

O gün, o mekanda Sevil Hanım’la evliliğimizin 48. yıldönümünü kutladık.

Kutlama, akşam yemeğinde Yenişen Ailesi’nin katkılarıyla da yaşandı.

Mustafa Küpçü yazdı...

- Kocaeli Gazetesi, Gündem bölümünde yayınlandı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/haber/10386908/anneler-gunu-ve-jansetin-19-yas-gunu