Sincap

Yağmur Uğuzluoğlu
Yağmur Uğuzluoğlu

1947 yılında yazılmış olan bir şiir ile karşılamak istiyorum sizleri güzel köşeme. Hoş geldiniz…

“Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani, bütün işin gücün yaşamak olacak…”

Canım Nazım Hikmet’in ‘Yaşamaya Dair’ birkaç dizesini okudunuz az önce. Eskiden, altı yıl önce yani ben on yaşlarındayken, bu şiiri okuduğum zaman pek bir şey anlayamazdım. “Bir sincap nasıl büyük bir ciddiyetle yaşayabilir ki?” gibi düşünceler çokça zihnimi doldururdu. Ancak son günlerde elime aldığım Nazım Hikmet şiir kitaplarında bu şiire tekrardan göz gezdirmek, zihnimde pek çok ışığın yanmasına sebep oldu.

Küçük Yağmur’un kaçırdığı büyük bir anlam vardı bu dizelerde. “Yaşamın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden/ Yani bütün işin gücün yaşamak olacak” derken şair, bu sözlerden ne anlamam gerektiğini bilememişim o günlerde. Hoş, şu an bile konu ile ilgili net ve tam olan salt gerçeği bulamamış olabilirim. Ancak şiir denilen varlık, her insan onu kendine yakın hissettiği yerden yorumlasın diye var olmuştur. Bundan dolayı korkmadan ve üzülmeden, kendimi anlatmayı beceremiyorum diye düşünmeden sizlere bu şiir için şu an sahip olduğum düşünceleri anlatmak istiyorum.

Her birimizin bir işi, okulu, yapması gereken görevleri var. Çamaşır yıkamak, alıverişe gitmek, ödev yapmak, işte yapabildiğinin en iyisini yapmak… Bu görevler önemli ya da önemsiz olmaları hiç fark etmeden yapılmayı bekliyorlar ve içimizde bir yerde bizi stres altına alıyorlar. Sabahları uyanma ve akşamları uyuma sebebimizdir bu görevler. Vücudumuz bu görevleri gerçekleştirmek ve eve gidip uyumak için çalışır sanki. Sanki bir makine olmuşuz ve işimizi bitirdiğimiz anda, görevimizi gerçekleştirdiğimiz anda bizim için dünyanın bir anlamı kalmaz. Öyle yaşayıp gideriz bu dünyada. Çevremize bir tane bile bakış atmadan, sadece görevlere odaklanarak yaşarız ve hayatı ciddiye aldığımızı düşünür, kendimizle gurur duyarız.

Ancak yaşamak, cidden bu anlattıklarımdan mı ibarettir? Bir çiçeği kopartmadan koklamak değil midir yaşamak? Sevdiğiniz insanlara kavuşmak için can atmak, doğada yürüyüşler yapmak değil midir yaşamak? Müzik dinlemek, rahatlamak, denizi ve martıları izlemek değil midir yaşamak? Gerçekten hayat bunlar olmadan ciddiye alınabilir mi? Yaşamak ne kadar doğru olur bunlar olmadan? Sahiden yaşadığını hissetmeden bu dünyadan bulunmak, yaşamak mıdır?

Bir sincap… Küçücük bir sincap düşünün. Bu varlık yalnızca kendi hayatını sürdürmek için yaşar. Hayatı gerçekten ciddiye alan odur aslında. Çünkü gereksiz stresleri yoktur, doğanın içerisinde hayatını sürdürmek için çaba gösterir yalnızca. Bizim ‘yaşadığımızı hissetmek için’ yaptığımız doğa yürüyüşlerindeki doğanın ta kendisidir o. Bizler yaşamak için, yaşadığımızı hissetmek için o sincaba muhtacızdır. Ancak o sincap, bizim ona ihtiyacımız olduğunu bile bilmeden yaşar. İşte asıl yaşamak, yaşamı ciddiye almak tam da budur.

- Kocaeli Gazetesi, Yağmur Uğuzluoğlu tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/10443678/yagmur-uguzluoglu/sincap