Spora böyle katkı görülmemiştir!

Hasan Altınkaya
Hasan Altınkaya

Avrupa Şampiyonası'nda finalde İngiltere'yi 2-1 mağlup ederek şampiyon olan Ampute Milli Takımıyla gururlandık geçen hafta. Tarihe geçen bu isimlerin her birinin ise farklı hikayesi var; kimi vatan savunmasında kaybetmiş ayağını, kimi ise doğuştan. Ama hepimize asıl engelin bedende değil kafalarda olduğunu gösterdiler, ve kahraman oldular!

Antalya’da ise başka bir etkinlik vardı yakın günlerde. Kocaeli Amatör Spor Kulüpleri ve Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklığında düzenlenen “Amatör Spor Kulüpleri Çalıştayı”. Çalıştaya kimler katıldı dersiniz? Sporla ilgisi olsun-olmasın, yüzlerce kişi! Toplantının bu kadar ses getirmesinin maalesef sebebi bu… Sporla, sporcuyla, toplumsal açıdan sporun önemiyle eminim hiçbir alakası olmayan birçok yüzün de orada bulunması…

“Her şey dahil süper lüks” konseptli otellerde yapılan bu toplantılar kamu vicdanında nasıl sarsıntılar yaratıyor bilen var mı? Yüzlerce kişiyi bu otellerde ağırlamanın mantığını biri açıklayabilir mi? Adına “çalıştay” deyince ikna edici olduğu düşünülüyor sanırım ama bu etkinliklerin spora ve sporcuya katkı sağlamak amacıyla yapıldığına nedense kimse inanamıyor. Bir çalıştay raporu mu yayınlanıyor, çalıştaydan çıkan bir ortak karar mı uygulanıyor, ya da çalıştayda yapılan beyin fırtınalarından esen rüzgar ucundan kıyısından herhangi bir sporcuya mu değiyor acaba?

Hâl böyleyken, o çalıştaya katılan herkes de eminim yüzde yüz orada olması gerektiğini düşünüyordur, değil mi? Kimse de çıkıp “Ben neden buradayım, kime ne faydam olacak” demiyordur. Hele ki “Yedik içtik iyi güzel de, bu para kimin cebinden çıkıyor” diye aklının ucundan bile geçiren yoktur. Cebimizden beş kuruş çıkmadan bir hafta tatil yapmanın dayanılmaz hazzı işte bu kadar yakın. Yazık ki ne yazık…

Spora sporcuya katkı sağlamak istiyorsanız önce samimi olun. Bir yanda tek bacağı olmasına rağmen otobüse binip her gün çalışmaya giden milli takım oyuncuları, diğer yanda bu tablo…

Zorluklar içinde bir hayat yaşayıp mütevazi bir bütçe ve imkanlarla şampiyon olmayı başaran takım benim “A Milli” Takımımdır. Bu ruh, bu cesaret, bu azim bizi ayakta tutan değerlerdir. Yoksa neyin içinde olduğumuzu, neyin peşinden gittiğimizi sorgulamazsak otellerin ışıltısı gözümüzü alır da kim olduğumuzu göremeyiz maazallah!

 

Eşgüdümcülük oyunu

“Uyum, düzen ve birliktelik sağlamaya yarayan” gibi anlamlara gelen bilindik bir sıfat bu. Bir nevi “koordine eden” yani. Bu görevi birine verdiğinizde, o kişi istenen birlikteliği sağlamakla yükümlü oluyor. En azından ben öyle anlıyorum. Fakat bazen bu görev “Kapıkulu Askerliği”yle karıştırılabiliyor. Maaşlı askere dönünce de, eşgüdümle uzaktan yakından alakan kalmıyor. Sonrası “padişahım çok yaşa”! Sonrası kime bağlı olduğunu hissedersen ona ait olmak…

O halde soruyorum, böyle eşgüdümcülüğün bir manası var mı? YOK! Ya o olacaksınız, ya diğeri… Yoksa kendinizle çelişmekten öteye gidemezsiniz. Dedikodu alır başını gider, yakalayamazsınız. Küçücük dünyanızda kocaman aklınızla “eşgüdümcülük” oynarsınız…

- Kocaeli Gazetesi, Hasan Altınkaya tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/1390185/hasan-altinkaya/spora-boyle-katki-gorulmemistir