Suyun önemi

Kamil Çöpür
Kamil Çöpür

Hava sıcaklıklarının normalin üzerinde seyretmesi, insan sağlığını etkilediği gibi ekonomiyi de etkilemektedir.

Havaların bir açıp, bir kapaması insanların sağlığını bozmaktadır.

Bu nedenle hastaneler, sağlık ocakları ve üniversite hastaneleri dolup taşmaktadır.

Elbette insanların hastalanması iş hayatında verimliliği düşürmektedir.

Öğrenciler okullarından geri kalmakta, çalışanlar işlerine gidememekte bunun sonucunda da işler aksamaktadır.

Hava sıcaklığının normalin üzerinde olması ekonomiye büyük darbe vurmaktadır.

Gerekli yağmur ve kar yağmayınca barajlarda su seviyesi düşmekte, tarımsal alanlar gerektiği kadar sulanamamakta, toprak suya doymayınca topraktan yeteri kadar üretim alınamamaktadır.

**

Bugün itibariyle barajlarımızdaki su seviyesi % 20 ile % 30 arasında bir değişiklik göstermektedir. Örneğin İstanbul da % 28, Ankara da % 20, Kocaeli de ise % 30 seviyelerindedir.

Atatürk Barajında ise %35 civarındadır. Bu ne demek yakın gelecekte toplum olarak büyük bir su sıkıntısı çekeceğiz demektir.

Toprak suya doymayınca tarımsal ürünlerde bir azalma olur.

Sonuçta o tarımsal ürünlerin fiyatları artmakta dolayısıyla fiyatlar yükseldiğinde de enflasyon artmaktadır.

Üretimin artması için toprağın soğuması gerekir.

Bu yıl yeteri kadar kar yağmadı.

Kar demek varlık demektir.

Atalarımız böyle demektedir.

Yetkililerin bu konuda gerekli tedbirleri acilen alması gerekir.

Neler yapılabilir.

Su havzalarına inşaatların yapılması önlenmeli. Böylece su havzaları denetlenmeli ve korunmalıdır.

Yağmur sularının kanalizasyonlara akması önlenmeli. Çünkü kanalizasyonlar denize verildiği için böylece yağmur suları denize akmaktadır. Oysa yağmur sularının toprağa verilip, toprağın emmesi sağlanmalıdır.

Damacana ve şişe sularının denetimi yapılmalıdır. Yeraltı su kaynakları hovardaca yok edilmemelidir.

Belediyeler su kaçaklarının önlenmesi için, bu kaçakları saptayıp, su şebekelerini yenilemelidir.

Oto yıkayıcıları denetlenmeli ve suyu tasarruflu kullanmaları anlatılmalıdır.

Kısacası toplumsal bir anlayışla sularımıza sahip çıkılmalıdır.

Vatandaş olarak bizlere de görev düşmektedir. Toplum olarak üç şeye önem vermeyiz. Bunlar Zaman, sağlık ve sudur.

Suyu çok gereksiz şekilde kullanırız. Hele ev hanımları iki bardağı yıkamak için litrelerce suyu boşa harcarlar. Bu konuda vatandaşların da bilinçlendirilmesi gerekir.

Bir diğer konu ise yeni yapılan sitelerde yüzme havuzlarının yapılması. Bu da su israfı demektir. Bu konuda da belediyelerin denetleme yapması gerekir.

Almanya da uzun süre kalmış bir arkadaşın başından geçen bir olayı anlatmadan yazımı bağlamak istemiyorum. Arkadaşımın anlattığına göre;

“Bir gün işten geldim ve duşa girdim. Biraz sonra kapı dan, dan vurdu. Bu kim diye sinirli bir şekilde bornozu üzerime geçirdim ve kapıyı açtım. Gelen alt katta oturan yaşlı ev sahibim bir bayandı. Hiçbir şey söylemeden ‘Sen neden bu kadar suyu boşa harcıyorsun?’ diye sordu. Teyze suyun parasını ben veriyorum dememe kalmadı. Lafı ağzımdan aldı. Oğlum, su nimettir. Unutma bir gün üçüncü bir dünya savaşı çıkarsa su yüzünden çıkaktır. Suyu boşa harcama deyip, gitti”

Gerçekten eğer bir gün savaş çıkarsa su yüzünden olacaktır.

Sularımıza sahip çıkalım.

Bu konuda halkın bilinçlendirilmesi için eğitim çalışmalarını acilen başlatmalıyız.

- Kocaeli Gazetesi, Kamil Çöpür tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/1497809/kamil-copur/suyun-onemi