Gazetecilere kulp takmak

Kamil Çöpür
Kamil Çöpür

Devleti yönetenler, siyasetçiler veya devlet kurumlarının yöneticileri zaman zaman basın toplantısı yaparak çalışmaları veya gündem ile ilgili konuları halka anlatmak, kendilerini ifade edebilmek için basın toplantısı yaparlar.

Gazeteciler sorularını iletirler, yöneticiler de gazetecilerin sordukları bu sorulara yanıt verirler. Bazen gazeteciler ısmarlama soru da sorabilirler. Örneğin gazeteciye sorulacak olan soru daha önceden bildirilir. “Sen şu soruyu soracaksın” diye.

Gazeteci basın toplantısı yapan kişinin sevmediği, beğenmediği bir soru sormuşlarsa karşı taraftan fırça da yerler.

Geçmiş yıllarda eğer bir gazeteci siyasetçinin beğenmediği bir soru sormuşsa, “Ha, sen komünistsin. Senin bu soruyu neden sorduğunu biliyorum. Seni gibi komünist seni” diyerek yanıt vermekten kaçınır…

Sonra komünizm çökünce bu kez beğenilmedik sorular soran bir gazeteciye “Sen PKK ağzıyla konuşuyorsun” denilmeye başlandı.

Şimdilerde ise soru soran gazetecilere “Sen FETÖ ağzıyla soru soruyorsun. Bu nedenle sorularını yanıtlamayacağım” denilmektedir.

Bu anlayış hem ülkemizdeki gazeteler için, hem de yurt dışındaki gazeteciler için uygulanmaktadır.

Astena’da Sayın Mevlüt Çavuşoğlu, İran Dışişleri Bakanı ve Rusya Dışişleri Bakanı bir basın toplantısı yaptılar.

Yabancı bir gazeteci bozuk Türkçesiyle Mevlüt Çavuşoğlu’na iki Türk diplomat ile ilgili bir soru sordu.

Çavuşoğlu gazeteciye önce kim ve hangi gazeteden olduğunu sordu. Gazeteci adını ve yerel bir gazeteden olduğunu söyleyince “Sen FETÖ ağzıyla konuşuyorsun. FETÖ ağzıyla konuşan gazetecilerin sorularını yanıtlamıyorum” diye tersledi.

Merak ediyorum; 15 Temmuz FETÖ darbesi girişiminden önce böyle bir basın toplantısında aynı gazeteci aynı soruyu sorsaydı acaba Sayın Çavuşoğlu nasıl bir tavır takınacaktı?

Neden bu soruyu sordum, biliyor musunuz?

Daha önce FETÖ’ye methiyeler dizen, onu yere göğe sığdıramayanlar 15 Temmuz darbesinden sonra birdenbire FETÖ düşmanı oldular.

Sayın Mevlüt Çavuşoğlu’nun yaptığı diplomatik geleneklere pek de uymamaktadır. Diplomaside bir nezaket vardır. Dünyanın hiçbir ülkesinde bir Dışişleri Bakanı veya siyasetçi kendisine soru soran bir gazeteciye sen şusun, busun diye soru sormaz ve onu azarlayamaz.

Gazeteciler halkın haber alma hakkını yerine getiren kişilerdir. Onlar da bir kamu hizmeti yapmaktadırlar.

Gazetecileri küçük düşürmek, onlara hakaret etmek hiçbir kişinin hakkı değildir. Eleştirmeyen gazeteci, gazeteci değildir. Bu ülkenin gerçekleri yazan, söyleyen gazetecilere ihtiyacı vardır. Yalaka gazetecilere değil.

- Kocaeli Gazetesi, Kamil Çöpür tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/1680815/kamil-copur/gazetecilere-kulp-takmak