İstanbul’u verememek...

Hasan Altınkaya
Hasan Altınkaya

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı düğümü nihayet çözüldü. Seçimden 17 gün sonra YSK’dan mazbatasını alan Ekrem İmamoğlu, İstanbul’un yeni başkanı oldu. İmamoğlu ile birlikte 16 milyonluk kent, yıllar sonra CHP’ye geçmiş oldu. Ancak hala sonucu kabullenemeyip her gün ekranlarda açıklama yapan Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz’u anlamak mümkün değil. Bugüne kadar varlığından bile haberdar olmadığımız Yavuz, belli ki seçimlerde alınan sonuçlarla ilgili olarak yaşadığı suçluluk hissiyle durumu kurtarmanın derdine düştü! “Yeni bir tartışma başlatıyorum, şaibe var, FETÖ oyunu...” gibi iddiaları sürekli gündeme taşıdı, fakat işin ilginç yanı, ne partisinden ne de kamuoyundan yeterli ilgi ve desteği bir türlü göremedi. Çünkü olaya objektif bakabilen partililer özeleştiri yapmanın vaktinin geldiğini, partinin fabrika ayarlarına dönmesi gerektiğini söylüyordu.

Doğrusu da bu değil mi zaten? Ak Parti bu seçimlerden istediği neticeyi alamadıysa, bunun müsebbibi Ali İhsan Yavuz ve O’nun gibi milletle arasına set koyan partililerdir. Bugüne kadar hiçbir başarılı işle gündeme gelmeyeceksin ama İstanbul’un “gittiğini” anlayınca ekranlardan inmeyeceksin... Başkan Erdoğan’ın bu tür isimleri ayıklayarak partiyi 2002 ruhuna geri döndürmesi için eline büyük bir fırsat geçti. Çünkü böyle gider ve partiyi baştan aşağı yeniden dizayn etmezse, bir sonraki seçimin faturası daha ağır olacak gibi duruyor...

KHK’dan atılan vekil olabiliyor ama...

İstanbul seçimlerinde sandık başkanlarının bazılarının KHK ile atılan isimler olduğu iddiaları üzerine YSK’dan önemli bir açıklama gelmişti. KHK ile atılan kişilerin devlet nazarında kamu görevi üstlendiği için sandık başkanı olamayacağı söylendi. Yani KHK ile atılanlar kamu görevinde bulunmaktaydı. Akıllara “KHK ile atılanların nasıl vekil olabildiği” sorusu geldi. “O isimler yasama yaptığı için vekil olabiliyorlar, yani yürütmeden farklı bir durum” denildi. “Erkler ayrılığı gereği yasama, yürütme ve yargı ayrı ayrı işlediği için böyle bir karar verildiği” söylendi.

Bu kadar mantıksız bir iş olur mu? Düşünün ki, KHK ile atılan vekillerin çoğunlukta olduğu bir meclis istediği yasayı çıkartıp yürütmenin de elini kolunu bağlayamaz mi? Elbette bağlar! Yürütmeye kısıtlama getirerek bu isimlerin değil sandık başkanı, YSK başkanı bile olmasını sağlayabilir. İstanbul seçimleri sayesinde sistemin bu mantıksızlığını da öğrenmiş olduk.

Kocaman revizyon yapacak mı?

Yerel seçimlerin üzerinden yaklaşık 3 hafta gibi bir süre geçti. Belediyelerin neredeyse tamamı kadrosunu kurdu ya da kurmak üzere. Hemen her gün ya büyükşehirde ya da bir başka ilçe belediyesinde görev değişikliği haberlerine şahit oluyoruz. Ancak Kartepe’de durum farklı...

Şu ana kadar resmi olarak hiçbir görev değişikliği yaşanmadı. Yalnızca Kocaman’ın iki başkan yardımcısına “sizinle çalışmayacağım” dediği söyleniyor. Bu isimler Kandıra Belediye Başkan Adayı olan Kemal Gökalp Akpir ile Üzülmez’in de yeğeni olan Mali İşlerden Sorumlu Başkan Yarımcısı Abdullah Yılmaz. Bu iki ismin yerine kimlerin geleceği ise şimdilik belli değil.  Çiçeği burnunda belediye başkanı Mustafa Kocaman’ın çok köklü bir değişikliğe gitmeyeceği, zaman içerisinde beklenti ve taleplere göre hamle yapacağı söyleniyor.

Gördüğüm kadarıyla Kocaman süreci izliyor, işini yapanla yapmayanı ayırmaya çalışıyor. Bu konuda gelen söylentilere göre değil, bizzat kendisi herkesi tanıyarak adım atacak gibi duruyor. Kartepe gibi dedikodunun bol olduğu bir coğrafyada bu yöntemin en sağlıklı sonucu vereceği de su götürmez bir gerçek. Bekle, izle ve değerlendir mekanizmasını işletmekle hem kimsenin hakkına girmemiş, hem de en az hata ile süreci tamamlamış olursunuz.

- Kocaeli Gazetesi, Hasan Altınkaya tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/2470055/hasan-altinkaya/istanbulu-verememek