Sarı: Selman Yıldırım'a borcumuz yok

Bünyesinde bulundurduğu 15 binin üzerinde üye ve 50’ye yakın işyerinde yetkili 5 şubesi ile Türkiye’nin en önemli sendikaları arasında gösterilen Lastik- İş’in Genel Başkanı Alaattin Sarı gazetemizi ziyaret etti. Başyazarımız Tanzer Ünal ve Genel Müdürümüz Erkan Ünal ile sohbet eden Sarı, gazetemizin Haber Müdürü Bülent Ekinci’nin de sorularını yanıtladı.  Lastik- İş’e ait Başiskele’de bulunan Tryp by Wyndham Otelin satış iddiasından, toplu sözleşmelere kadar birçok konu hakkında açıklamalarda bulunan Genel Başkan Sarı, başkanlığa seçilme serüvenini ve sendikanın gelecek planlarını anlattı.

Adaylık süreci nasıl gelişti?

Rahmetli genel başkanımız Abdullah Karacan öldürüldükten sonra bırakmak istedim.  Can yoldaşıydık ve eminim ki ben ölseydim o da bırakmak isterdi. O vefat etmeden önce ben bırakacağımı söylemiştim. Son genel kurulda bir rahatsızlık geçirdi ve devam etmemi istedi. Bu yüzden bırakamadım, aslında 3 ay öncesinde bırakma kararı almıştık ama yoğun baskı yüzünden devam etmek zorunda kaldık.

Kocaeli şube başkanı heyecanlı”

Kocaeli şubesinin heyecanlı bir başkanı var. Bizim çok heyecanlı bir şube başkanımız var. Abdullah Karacan’ın ölümünün ardından beni aradı, “işverenlerle görüşeceğim, işveren bir beklenti içerisine girdi. Onlara açıklama yapacağım “dedi. Dur biz taziye eviyiz şuan dedim.  Ancak beni dinlemedi, gitmiş “Arkadaşlar bundan sonra şeffaf demokratik bir anlayış olacak, merak etmeyin” demiş. Yahu, niye bundan önce böyle değil miydi?

Tabi acayip bir tepki oluştu. İşverenlerle de saçma sapan konuşmuş. İşverenler arıyor “Bu kim. neler söylüyor böyle” dediler. Sonra bütün fabrikaları gezerek süreci anlatmak zorunda kaldık.”

Listeye itirazlar oldu galiba? 

Şube başkanının yanındaki arkadaşlarda geldiler sonsuz destek vereceklerini söylediler. O süreçte yaşadığım pek çok şey oldu ve aday olma yetkisini bu arkadaşlarımdan aldım.  Genel kurul için yönetimi 7’ye çıkarttım, listeyi tamamladı. Daha sonra listedeki isimlerin bazılarına, itiraz edildi. Sonra bir baktım yönetime aday olmak isteyenler oldu. Biri de rahmetlinin yeğeniydi.  Kocaeli Şube Başkanı da çarşaf listede aday oldu. 

“Listem delinmedi”

“Lastik-İş Kocaeli Şube Başkanı bir gün bana geldi ve “Ben rahmetlinin kara kutusuydum. Her şeyini bilirdim” dedi. Beynimden vurulmuşa döndüm, o andan itibaren o kişi benim için bitti. Tutarlı bir insan değildi. Seçime gitmeden önce malum, genel kurulumuzu yaptık. Bu genel kurulda, listemi delmek isteyen üç kişiyi kürsüye çıkarttım ve bunlar da arkadaşımdır. Kazansalar da kaybetseler de Lastik-İş için varız dedim. Ama delegasyon benim listemi destekledi. Bu üç kişi seçimi kaybetti. Böylelikle listem delinmemiş oldu. Ancak şube başkanı basına çıkarak sendikayı bölmeye yönelik açıklamalarda bulundu. Tabi biz de kendisini çağırdık uyardık.” 

Kocaeli şubesi ile ilgili bir tasarruf var mı?

Görünen o ki bazı gruplar, her kesimi arkasına alamaya çalışıp, sendikayı ele geçirmek istiyorlar. Burayı bir rant olarak görüyorlar. Sendikaya zarar veriyorlar ama bu kişiyi görevden alma yetkimiz yok. Ancak disiplin kurulunu işletebiliriz. Belki de bir olağanüstü kongre durumu gerçekleşebilir. Normalde seçimler 2021’de yapılacak. İşçi de Kocaeli şube başkanına tepkili. Keşke kapasitesi olsaydı, ona genel başkanlığı bırakırdık. 

“MAKAM HIRSI VAR”

“Eski İhsaniye Belediye Başkanı Ahmet Levent cezaevine girdiğinde, bu zatta o dönem Fazilet Partisi’nden meclis üyesiymiş. O dönem ortalığı karıştırmış, ille belediye başkanı ben olacağım diye.  Yahu 28 yaşındasın, senden büyük insanlar ve sülaleler var bu sana düşer mi? Ben bunu duyduktan sonra bunun makam hırsı olduğunu anladım.”

Otel satılacak deniyor, işin aslı nedir?

“Otelimize,  Tryp by Wyndham hakkını aldık. Uluslararası bir firma Tryp by Wyndham. İşletmesini biz yapıyoruz. Satma konusu hiç gündeme gelmedi. Biz işletmeye devam edeceğiz. Bununla ilgili toplantılar yaptık. Hem otel hem de sosyal tesisi devam ettirme kararı aldık. Zarar etmeyecek şekilde işletmeye karar verdik. 2024’e kadar otele ilgili kredimiz var, onu ödeyeceğiz. Otelin doluluk oranı çok iyi, gayet iyi gidiyor.”  

“SELMAN YILDIRIM’A BORÇ YOK”

“Bizim Selman Yıldırım’a borcumuz yok. 12-13 milyon deniyor ama rakam hep yükseliyor. Otel fikri doğduğu dönemde Murat Uzuner bize Selman’ı getirdi. Selman siyasi bir kişilikti, buna rağmen işi yapmasına engel olmadık.  Hak edişleri aldıkça çok para harcamaya başlamış. Neyse genel kuruldan sonra geldi ve alacağı olduğunu söyledi. Avukatları, mali müşavirimizi çağırdık. Ne borcumuz varsa verelim dedik. Hiçbir borcumuz olmadığı söylendi. En fazla 100 bin lira borç vardır dediler.” 

Konu mahkemelik galiba?  

Selman Yıldırım bir gün Abdullah Karacan’ı arıyor. Ölümüne yakın bir dönemde. Diyor ki “Sıkıştım birilerine para vermem lazım.” Başkan’da, “Bak sağda solda alacağım var diyormuşsun. Benim sana otelle ilgili borcum var mı?” diye soruyor. O da “Yok ağabey” diyor. “Sadece bir ihaleye girmek için borç istiyorum” diyor. Bunun ses kaydı elimizde mevcut. Avukatlar, milletin Selman’dan alacağı var, bu da alacaklıları oyalamak için Lastik-İş’ten alacağım var cevabını veriyormuş dedi.  Ekstra işler yaptığını söylediler. 1.7 milyon da o işler için bizden zaten para almış. Konu şimdi mahkemede. Bilirkişi geldi ve raporunu hazırladı. Kaldı ki bizde de teminat çeki var bizim ondan alacağımız var.” 

“ÖLÜM TEHDİDİ ALDIK”  

“Benin evimi aradılar, 10 yaşındaki kızım açtı. ‘Babanı öldüreceğiz’  demişler, çocuğun psikolojisi bozuldu. Belki profesyonel bir destek almamız gerekiyor. Bu aramanın Gölcük’te bir ankesörlü telefondan geldiğin öğrendik, durumu rahmetli genel başkanımıza anlattım. Dikkatli olalım dedim, o da bana aynı tehditlerden aldığını söyledi.  Korumamız da yok, Allah’a emanet yaşıyorduk.”  

Tesislerde üyelerinizden kar almayacakmışsınız? 

Rahmetlinin otoriter bir yapısı vardı tüm işi kendi üstlenmişti. Ben yapamam. 7 kişilik yönetimi kurdum, bütün işleri böldüm. Hem arkadaşlarımız yetişir diye düşündük.  Arkadaşlara da yeni bir vizyon ve misyon kurmak gerekiyor. Beş yıldızlı oteli olan bir sendikanın işçileri 7 yıldızlı olur. 7 yıldızlı personellerinde bu imkânlardan kar marjı vermeden faydalanmalı dedim. Bu yüzden bu kararı aldık.  Arkadaşlarımız tesislerimizi gönül rahatlığı ile kullansınlar. 

İşe alımlarda bambaşka bir proje var, nasıl gelişti? 

Biz adaletli olmaya söz verdik. Fabrikalarda, adam alma, bölüm değiştirme konusunda sıkıntı olduğunu gördük Dedik ki, bundan sonra bu fabrikalarda daha çok, Goodyear ve Pirelli’den emekli olan babaların, oğulları veya kardeşleri çalışacak.  İşe alımda birinci derecede çalışanların akrabaları girecek. Alaattin Sarı’nın gönderdiği adam değil.  İşverenlerle de konuştuk hak verdiler. Bundan sonra fabrikalara, emekli olanların 1. derece akrabaları, oğulları, kardeşleri girecek dedik. Bu proje müthiş derecede beğenildi. Ama 6 aylık performansa göre de kim daha çalışkansa o kadroya girecek. Emeklinin çocuğu ya da benim gönderdiğim kişi değil. Hak eden girecek. Böylelikle çalışanlarımızı motive etmiş oluyoruz. Hak, hukuk ve adaleti korumuş oluyoruz.

Yani liyakat esas diyorsunuz?

‘Biz gittikten sonra sendika biter’ diye bir şey olmayacak. Bundan sonra eğitim dönemi başlıyor.  Şuan işyeri temsilcileri, fabrika müdürlerinden bile rahat çalışıyor. Sorumlulukları yok, hiçbir iş yapmıyorlar. Dedik ki, temsilci eğitimleri yapacağız. Bu eğitimler zorunlu olacak. Daha sonra işçi eğitimlerine başlayacağız. Mayısın 2’sinde temsilci eğitimleri başlıyor. Toplu sözleşme, beşeri ilişkiler, kişisel gelişim eğitimleri, sendikal eğitimler verilecek.   

EYT konusuna nasıl bakıyorsunuz? 

Emeklilikte yaşa takılanlar iyi bir dernek kurmuş. Demişler ki koca koca sendikalar, koca koca konfederasyonlar,  “Sizden hiçbir halk olmaz,  bari biz dernekleşelim” dediler ve hiçbir siyasi yapıya bulaşmadan haklarını arayacakları bir dernek kurdular.  Millet bana soruyor EYT ile ilgili ne yapıyoruz.  Destekliyoruz. Bu durum insan onurunu rencide ediyor.  İnsan 20 yıl çalışıyor, sonra sağlığını kaybediyor, belli bir tazminat aldıktan sonra ne çocuğunu ne kendisini hastaneye götüremiyor. Bari bu insanlara sağlık hakkını versinler, En azından bunu versinler. 

“ROBOTLAR GELİYOR”

“Ben hep iş yerlerinde şunu söylüyorum. Yaptığınız işin hakkını verin. Adaletli olun. Eğer işinize sahip çıkmazsanız, işveren verimin düştüğünü görürse ‘Endüstri 4 Sıfır’ getirir. İktisatçıların bizlere çok yakın bir gelecekte dünyada 4 milyona yakın insanın ‘Endüstri 4 Sıfır’ teknolojisiyle işsiz kalacağını söylüyor. Ve ben gezdiğim bize bağlı bazı fabrikaları gezdiğimde robotların girdiğini görüyorum, robotlar arkadaşların işini almış ve yayılıyor. Bizim sektörde buna çok yatkın bir iş koludur. O yüzden işini en iyi şekilde yapacaksın.“

- Kocaeli Gazetesi, Gündem bölümünde yayınlandı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/haber/2475855/sari-selman-yildirima-borcumuz-yok