1 Mayıs’ta Türkiye’de ve Kocaeli’nde işçimizin hali nicedir?

M.Tanzer Ünal
M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, bugün İşçi Bayramı.

İşçi ve emekçiler tarafından dünya çapında kutlanan birlik, dayanışma ve haksızlıklarla mücadele günü…

Bazı tespitlerimi sizlerle paylaşacağım.

Merak etmeyin öyle uzun uzadıya değil.

Çalışma hayatında, çalışanların da çalıştıranların da örgütlü olmaları, önemli bir durum.

Bugün İşçi Bayramı olduğuna göre, konumuz işçi sendikaları…

İşçinin, sendikalaşma yönünden durumu nicedir?

Ülkemizde sendikaların durumu nedir?

Sendikalaşma, düne göre arttı mı, azaldı mı?

1946’da başlayan serüven

Ülkemizde 1946 yılına kadar sendika kurmak yasaktı.

Zaten doğru dürüst üretim tesisi yoktu ki, işçi olsun, sendika olsun!

Cumhuriyetin ilk yıllarında, 1938 yılında çıkarılan Cemiyetler Kanunu’nda, “Sınıf esasına dayalı cemiyet kurulamaz” ifadesi vardı, bu nedenle sendika da kurulamıyordu.

1946 yılında bu kanunda değişiklik yapıldı, “Sınıf esasına dayalı cemiyet kurulamaz ifadesi” kaldırıldı.

Böylece sendika kurulmasının önündeki engel kaldırılmış oldu.

İlk sendikalar, sosyalizmi benimseyen partiler tarafından kuruldu.

Türkiye Sosyalist Partisi ve Türkiye Sosyalist Emekçi ve Köylü Partisi, ülkemizde sendikalaşmayı başlatan partiler oldu.

Bu sendikalar, kurulduğundan birkaç ay sonra, 17 Aralık 1946 tarihinde sıkıyönetim tarafından kapatıldı.

Bu kapatmalardan kısa bir süre sonra, 20 Şubat 1947 tarihinde “Sendikalar Kanunu” çıkarıldı.

Böylece ülkemizde kanuna dayalı sendikalaşma dönemi başlamış oldu.

Türkiye’de sendikalaşmanın ilk evresi, 1948-1963 yılları arası kabul edilir.

İlk yıllarda çalışan işçilerin sendikaya üye olma oranı yüzde 26 civarındaydı.

1963 yılında bu oran 10 puanlık artışla yüzde 36’ya yükseldi.

Daha sonraki 20 yıl

27 Mayıs 1960 askeri darbesinden sonra ülkemizde yeni bir dönem başladı.

Temel hak ve özgürlükler güvence altına alındı, demokratikleşme süreci başlatıldı.

Sendikacılığın gelişmesinin önündeki engeller kaldırıldı.

İşin tabiatına aykırı, bazılarınıza garip gelebilir, ama kabul edelim ki, gerçek böyle!

1963 yılında çıkarılan kanunla işçiye ilk defa “grevli toplu pazarlık” hakkı verildi.

1967 yılında DİSK’in kurulmasıyla sendikalar arasında rekabet başladı ve sendikalı işçi sayısı hızla arttı.

1966 yılında sendikalı işçi sayısı 374 bin iken, bir yıl sonra bu sayı 835 bine yükseldi.

1970’de 1 milyon 200 bin, 1971’de 2 milyon oldu.

1980 yılına gelindiğinde sendikalara kayıtlı işçi sayısı 5 milyon 721 bine ulaşmıştı.

Ve 1983 sonrası…

12 Eylül 1980 darbesi hafif sarssa da, sendikalaşma oranını fazla etkilemedi.

1984 yılında sendikalaşma oranı yüzde 55.89 idi.

1994’te bu oran pik yaptı, yüzde 69.31’e ulaştı.

2000’li yıllarda tekrar 15 yıl önceye dönüş görüyoruz.

2001 yılında sendikalaşma oranı yüzde 56.88 idi.

AKP döneminde durum

Sizi daha fazla rakamlara boğmak istemiyorum.

Özet olarak söylersem, AKP döneminde sendikacılık büyük kan kaybetti.

2002’de, yani AKP’nin kurulduğu yıl, ülkemizdeki sigortalı işçilerin yüzde 57.98’i, yani yarıdan fazlası sendikalı idi.

2013 yılına gelindiğinde ülkemizde bulunan 11 milyon 628 bin 806 işçiden sadece 1 milyon 32 bin 166’sı sendikalara üye idi.

Yani sendikalaşma oranı yüzde 8. 87’ye inmişti.

2016 ocak ayı rakamlarına göre, ülkemizdeki işçi sayısı 12 milyon 663 bin 783 idi.

Bu işçilerden 1 milyon 514 bin 53’ü sendikalıydı.

Sendikalaşma oranı hafif yükselişle yüzde 11.96 olmuştu.

Aralık 2018 rakamlarına bakarsak…

SGK Genel Müdürlüğü verilerine göre, Türkiye’deki sigortalı işçi sayısı 16 milyon 54 bin 759.

Bunlardan sadece 1 milyon 859 bin 38’i sendikalı.

Sendikalaşma oranı, yüzde 11.57.

70 yıl öncesinden daha gerideyiz

Sevgili okurlarım, Türkiye’de sendikacılığın ne duruma geldiğini göstermek için iki tarih ve iki rakam vereceğim.

Ülkemizde sendikacılığın ilk evresi, yazımın başında belirttiğim gibi 1948-1963 yılları arası sayılır.

O yıllarda sendikalaşma oranı yüzde 26 idi.

Beğenmediğimiz 12 Eylül sonrasını da biliyorsunuz…

1989 askeri ihtilalinden sonra 1984 yılında yeniden demokratik düzene geçtiğimizde, ülkemizdeki sendikalaşma oranı yüzde 55.89 idi.

Bugün AB ülkelerinde ortalama sendikalaşma oranı yüzde 23.

OECD ülkelerinde ise bu oran yüzde 17.

Bizde kaç, yüzde 11.57.

Dünyada sendikalaşma oranı düşüyor, bu düşüş bizde daha fazla.

Kocaeli’nde durum ne?

Dün haber müdürümüz Bülent Ekinci çıkardı.

Vereceğim rakamlar resmi.

Aralık 2018rakamları…

Kocaeli’nde sigortalı olarak çalışan 544 bin 194 işçi var.

Bunların 122 bin 335’i sendikalı.

Oranlarsak, ilimizdeki işçilerin yüzde 22.48’inin sendikalı olduğu sonucu ortaya çıkar.

Kocaeli’ndeki sendikalaşma oranı, gördüğünüz gibi Türkiye ortalamasından daha iyi.

Hemen hemen iki katı!

Türkiye’de son sendikalaşma oranı, yüzde 11.57.

Kocaeli’ndeki sendikalaşma oranı ise yüzde 22.48.

Türkiye geneline bakarsak, ülkemizde her 100 işçiden 11-12’si sendikalı.

Bunun tabii değişik nedenleri var.

İktidarın, sendikalaşmaya bakış açısı önemli…

Sendikaların, gerçek işlevlerini yapıp yapmamaları önemli…

İşverenlerin, sendikacılık kültürü önemli…

Ülke ekonomisinin, sendikacılığı kaldırabilecek kadar güçlü olması önemli…

Dünyada kapitalizmin “yapı” değiştirmesi önemli…

Bütün bunlar bir başka yazı konusu.

Ancak şu kadarını belleğinizin bir tarafında tutun!

1994 yılında sendikalaşma oranı yüzde 69.31 idi, bugün yüzde 11.57.

Türkiye, işçi haklarında nereden nereye!

***

Sevgili okurlarım, sizlerle 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda işçilerin sendikalaşma durumunu paylaşmaya çalıştım.

Tüm işçi okurlarımın bayramını kutluyorum.

- Kocaeli Gazetesi, M.Tanzer Ünal tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/2486020/mtanzer-unal/1-mayista-turkiyede-ve-kocaelinde-iscimizin-hali-nicedir