Seçimler, yargı ve bağımsızlığı!

Fahri Örengül
Fahri Örengül

Yüksek Seçim Kurulu başkan ve üyelerinin tamamı yüksek yargıçlardır. Danıştay ve Yargıtay üyeleri içersinden seçilirler. Son Anayasa değişikliği ile bu atamalarda cumhurbaşkanına çok geniş yetki verilmiş durumda. Biliyorsunuz sayın cumhurbaşkanı son Anayasa gereğince bir siyasi partinin yani iktidar partisinin de lideri. İstanbul seçimlerinin iptalinden sonra yüksek seçim kurulu bağlamında da yargı bağımsızlığı çok tartışılmaya başlandı. Yargı gerçekten bağımsız mı?

Yargının bağımsız olabilmesi için:

-Öncelikle yargının yasamaya yani meclise ve yürütmeye, yani iktidara karşı bağımsız olması lazım. Çünkü Anayasamızın 138’inci maddesine göre “Hâkimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanî kanaatlerine göre hüküm verirler. Görülmekte olan bir dava hakkında Yasama Meclisinde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz.” hükmünü taşımaktadır.

İktidarın tüm temsilcilerinin ve mecliste çoğunluğun kilidi olan MHP temsilcilerinin  konu görüşülürken açıkça iptalden yana  söz ve eylemlerde bulunduğu bir ortamda, üye ataması ve özlük işlerindeki iktidar yetkisi de dikkate alındığında yargının bağımsız olduğunu söylemek mümkün mü ?

-Yargının kamuoyuna ve üçüncü kişilere karşı bağımsız olması lazım.Seçime itirazdan  sonra yazılı ve görsel basında yazılan ve çizilenlere bakıldığında  yargının kamu oyu ve üçüncü kişilere karşı olması gereken bağımsızlığının olduğunu söylemek mümkün mü ?

-Yargıcın bir başka yargıcın görüşünden de etkilenmemesi kendi görüşünü özgürce kararına yansıtması gerekir. Uygulamada bu etkileşim yok mu ?

-En önemlisi yargıcın, kendi özel inançlarına ve görüşlerine karşı da bağımsız olması lazım. Yargı ile ilgili iktidarın  doğrudan atama yapabilmesi, yargıç atamalarında iktidar etkisi göz önüne alındığında ,atanan yargıçlardan özel inançlarını bir tarafa bırakarak karar verdiklerine olan inanç ne yazık ki toplumda zayıflamış bulunmaktadır.Yargıçlar kararlarını verirken acaba siyasi davranıyorlar mı ?

İşte toplumda temel olarak sorulan sorular bunlar. Hukuku üstünlüğü denilen kavram idarenin her türlü eylem ve kararlarının bağımsız yargı tarafından hiçbir baskı altında olmadan denetlenmesi işlevidir. Eskiden seçimlerde adalet, iç işleri ve ulaştırma bakanları yerlerini bağımsız kişilere bırakır. İktidarın seçim üzerinde olması mümkün olan şaibeleri ortadan kaldırılırdı.

Yargıçların önüne konan dosyalarda iktidarın doğrudan etkisi varsa, yargı bağımsızlığı zedelenmekte ise, o zaman hukuk devletinden ve tabii ki tam demokrasiden söz etmek mümkün olmaz. Yargının bağımsız olmadığı ülkelerde kişi güvenliği ve özgürlüğünden, seçimde adaletten de söz etmek mümkün olmaz. Yargının bağımsız olmadığı yerde sükunet bozulur, kaos başlar, sisteme güven azalır.

Ne dersiniz, son anayasa değişikliği ve son dönemde seçim kurullarında yaşananlar bağlamında bakıldığında yargı bağımsız mı? Yoksa ciddi sorunlarımız mı var?  

- Kocaeli Gazetesi, Fahri Örengül tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/2502322/fahri-orengul/secimler-yargi-ve-bagimsizligi