Halkevi’ni yıkamazsınız!..

Mustafa Küpçü
Mustafa Küpçü

Fikri Işık, “Halkevi yıkılmalı” diye buyurmuş!

NEDEN?

Cumhuriyet’in ilk yıllarının bir mirası diye mi?

Kuşkum yok ki, “çok eskidi, harap halde, yıkılıp yerine bir başka bina yapılabilir” diyeceksiniz!

Ya da, tıpkı İstanbul’daki “AKM-Atatürk Kültür Merkezi” gibi yıkıp, yeni bir Kültür Merkezi yapmayı önereceksiniz!

Fikri Bey;

kuşkum yok ki, pek çok yabancı ülkeyi gezip görme şansınız olmuştur! Zaman ayırıp da o kentin “tarihi mekanlarını” da gördünüz mü?

Örneğin; Roma, Floransa, Paris, Viyana, Madrid’deki tarihi dokuya saygıyı, hatta Selanik’te “Atatürk’ün doğduğu evin” nasıl korunduğunu görebildiniz mi?

“Bakmak” değil, “gördünüz” ve bir şeyler algılayabildiniz mi?

Bütün uygar toplumlar, “tarihi miraslarını” koruyor!

Sözünü ettiğim bu kentlerde, tarihi mekanlara tek çivi çakılmıyor!

“Kentin belleği yok edilmiyor!”

Devr-i iktidarınızda, İstanbul’da “Sultanahmet Camii” gibi tarihi mekanlar gökdelenlerle gölgeleniyor! Bu mu tarihe saygı ölçünüz?

Krallık döneminden Cumhuriyet’e geçilen Fransa’da, önceki dönemin tarihi mirası korunuyor!

Öteki ülkelerde de öyle.

Ama, Arap Kültüründe “tarihe saygı” göremezsiniz!

Örneğin; eli kanlı, entrikaları ve emperyalist uşaklığı ile tescilli Suudi Arabistan’da, Osmanlı’dan hatıra “Ecyad Kalesi” yıkılıp, kutsal mekan Kabe’nin üzerine dev bir yarasa gibi çöken çok katlı, çok yıldızlı bir devasa otel yapılmış!

Bu mu uygarlık?

Bunun için mi Suudi Kralı’na “Madalya” takıldı?

Fikri Bey;

Şimdi, yıkılması düşünülen HALKEVİ binasında bu kentte yaşayan pek çok insanın nice anıları var.

1947’de kurulan İzmit Musiki Derneği’nin ilk konseri, 1948 yılında bu mekanda verilmiş. Bu konserde çekilmiş tarihi fotoğrafta rahmetli amcam Özdemir Küpçü de var.

Musiki Derneği’nin her konseri bu mekanda verilmiş ve kent ölçeğinde ses düzeni ile yayılmış.

Bu mekanda nice müsamereler, amatör-profesyonel tiyatro gösterileri, konserler verilmiş. Kongreler yapılmış.

Pek çok siyasi lider Halkevi binasının “Balkon” denilen dış mekanından İzmitlilere seslenmiş.

Çocukluk ve gençlik yıllarımda en güzel filmleri Halkevi Sineması’nda izledim. Kış günlerinde sahne önüne kurulan iki büyük boy sobaya rağmen, dış kapılardan gelen soğuktan üşüsek de o mekanda mutluyduk.

O mekandaki “ŞEHİR LOKANTASI” ve o mekanda yaşananlarla ilgili anılar toplansa birkaç kitap çıkar!

Şimdi siz, o mekanın yıkılmasını istiyorsunuz öyle mi?

Yoksa, bu mekanın “denize nazır” alanı üzerinde, “Yap-İşlet-Devret” yöntemiyle, “seyirci garantili” yeni bir tiyatro binası inşaatını mı düşünüyorsunuz? 

Sayın Işık;

Birçok konuda “üstün yetenekli” olabilirsiniz!

Örneğin; “bilimsel ve teknik incelemeye” gerek duymadan, bir ses kasetinin gerçek olup olmadığını “hislerinizle” biliyor olabilirsiniz! Ancak, anlaşılıyor ki; “KENT KÜLTÜRÜ” kavramına zaman ayıramamışsınız!

Şunu unutmayın ki;

Her ne kadar artık hızla nüfusu artan bir kentte yaşıyor olsak da, bu kentte “Kelaynak kuşları” gibi sayısal olarak azınlıkta olsak da, bu kentte anıları olan İzmitliler olarak HALKEVİ binasının yıkılmasına karşıyız!

Bu kente “iş, ekmek ve insanca yaşamak” için gelen her insanımızın da bizim kadar bu kentin “tarihi varlığına” sahip çıkacağına inanıyoruz.

Şunu unutmayın; tarih, yıkanları değil “geçmişine saygılı” olan ve “koruyan” insanları yazar!

- Kocaeli Gazetesi, Mustafa Küpçü tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/2504237/mustafa-kupcu/halkevini-yikamazsiniz