Kocaeli bölgesinde isyanlar

Yerli Rum ve Ermeni faaliyetleri

Mondros’un ardından demiryolu boyunca İngilizler diğer kısımlarda da Rum ve Ermeni çeteleri  İstanbul'un Anadolu ile karadan olan bağlantısını kesmeye çalıştılar. Şile Yeniköylü, Paşaköylü Rum çeteleri yıllardır Gebze, Kartal, Kandıra çevrelerinde halka göz açtırmıyorlardı. Başkentin yanı başındaki Kocaeli Yarımadası güvenlikten yoksundu. Rum çetelerine karşı zaman zaman idarenin jandarma ile açtığı savaş sonuç vermiyordu. Türk soyguncu çeteleri jandarmanın yapamadığını yapmışlardı.

Başta Şile Yeniköy’ü olmak üzere Bakkalköy, Paşaköy ve civarı Rumları İngiliz ve Yunanlıların yardımı ile ayrı ayrı çeşitli çeteler kurdular. Yeniköylü Deli Yani, Kocabaş Hristo, Barbar Yani, Deli Hristo, İzmit’in Mihaliç Köyü’nden Kostantin bunlardan bazıları idi. Ermeni çeteleri İzmit'ten Antranik, Karamürsel’den Artin, Yuvacık’tan Vahan, Aslanbey’den Donik yönetiminde Kocaeli bölgesinde dehşet saçtılar. Hareketlerine Geyve Boğazı'nda bazı Rum köyleri de katılmıştı.

Rumların teşkilatlanmasında faaliyete geçmesinde etkili olan Mavri Mira Cemiyeti Yunan hükumetinden ve Patrikhane'den destek alıyor ve yönetiliyordu. Rum çeteleri de Türk kasaba ve köylerinde dehşet saçtılar. Özellikle Üsküdar'a bağlı Büyük ve Küçük Bakkalköyleri ile Şile yakınındaki Yeniköy Rum'ları, Çakır, Yorgi, Karabacak ve Anesti Kaptan gibi reislerin yönettiği çeteler birçok köy soymuş pek çok Türk kadın ve erkeğini öldürmüşlerdi.

Kocaeli bölgesinde milli çetelerin kurulması

1. Dünya Savaşı Osmanlı Devleti’nin her yerinde huzuru ve güveni yok etmişti. Çeteler dağlara bayırlara egemen olmuştu. Ancak savaşın sonunda yapılan ateşkesle birlikte durum değişti. İngiliz ve diğer müttefiklerin işgalleri ardından Yunan işgali soyguncu çetelerin niteliklerini değiştirdi. Rum ve Ermeni çetelerinin Türk ve Müslüman köylerine yaptıkları baskınlar, İngiliz ve Yunan askerlerinin yedek kuvveti gibi çaba göstermeleri ve ayrılıkçı faaliyetler; kendiliğinden Kuvayi Milliye ruhunu ortaya koydu. Ülkeleri elden gidiyor, evleri, köyleri, aileleri tehlikede idi. Bu gözüpek insanlar Kuvayi Milliye’nin çekirdeğini oluşturdular. Kahramanlık destanları yarattılar. Bu arada bir türlü durumu kavramayarak eşkıyalığı sürdürenler de yok değildi.

Kocaeli Kuvayi Milliyesi’nin başında bulunanları Rıfat Yüce (75) şöyle sıralıyor:

Eseler'den Gebeşoğlu Mehmet Ağa

Yuvacıklı Mahmut Bey

Suadiye (Çepni) köyünden Müslüman Osman

Beşdivan'ın Davulcular köyünden Kocabaşoğlu Rıza Bey

Kandıra Kazası Şeyhler nahiyesinden Halit Monla

Akçaova nahiyesinin Tokaçlar köyünden Ahmet Reis oğlu Monla Rifat

Kaymaz Nahiyesi'nden Halit Pehlivan

Adapazarı kazasından Meto Hüseyin Efendi Sabri Bey

Geyve'den Hafız Fuat Efendi

Sapanca'dan Mehmet Cemal

Karasu'da İpsiz Recep

Arnavut Yahya Kaptan

Arnavut Kazım

Arnavut Karaaslan

Esat Kaptan…

Karakol Cemiyeti

Kocaeli bölgesinde 1. Fırka Karargahı İzmit'te, alayları İzmit, Üsküdar ve İstanbul’da görünüyor. Mütarekeden sonra erlerin terhisi silahlar ve mühimmatın depo edilmesi nedeniyle Kocaeli bölgesinde Rum ve Ermeni çetelerine ve işgalcilere karşı mücadele edecek bir teşkilat yoktu. İstanbul ile Anadolu’daki “Milli Mücadeleciler” arasında bağlantı sağlamak da gerekli idi. Can ve malın korunması, Anadolu adına haber alma, harp malzemesi kaçırılması, subay ve memur gönderilmesi gibi konularda olabilecek her yardımı yapabilmek gibi nedenlerle gizli kuruluşlar kuruldu. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin kurmayları İstanbul’u terk ederken siyasi cepheli Karakol Cemiyeti’ni kurmaları bu konuda atılan ilk adımdı.

Kocaeli Kuvayi Milliyesi

Kocaeli Kuvayi Milliye Umum Komutanlığı'na Yenibahçeli Şükrü Bey getirildi. Kadıköy’e Veysel Orhan, Gebze'ye Dayı Mesut, Şile'ye Yusuf Ziya, Kartal'a İhsan, Beykoz'a Murat Bey, Kefken'e İpsiz Recep gönderilmişti. Bunların hepsi değerli subaylardı. Merkezi Maltepe Atış Okulu, Kocaeli Kuvayi Milliyesi menzil işlerini de üzerine almıştı.

Kocaeli bölgesindeki düşman çetelerini ortadan kaldırmak için 22 gezici grup kurulmuştu. Bu kuvvetlerin başlarında Maltepe Atış Okulu Talim Heyetinden Yüzbaşı Fehmi (Yavuz), Yüzbaşı Hulusi (Demir) beylerle, Ömer Kaptan, Osman Kaptan gibi değerli ve kahraman subaylarımızla deneyimli ve yurdunu, aile ve yakınlarını korumaya istekli kaptanlarımız vardı. Bu gezici kuvvetlerin harekatına Üsküdar Tabur Jandarma Komutanı Binbaşı Remzi, yardımcısı Atıf, Gebze Jandarma Kumandanı Nail, Kartal Jandarma Kumandanı İzzet, İzmit Jandarması'ndan Kerim beylerin çok esaslı alakaları görülmüş ve yardımları dokunmuştur.

Kocaeli yarımadasında faaliyet gösteren milli kuvvetlerin silah ve cephane ihtiyacı Maltepe Atış Okulu ile Kadıköy İtfaiyesinden alınan silahlarla karşılanıyordu. Yetmeyince Karadeniz Boğazı Boğazı Kumandanı Emin Paşa’ya giden Yenibahçeli Şükrü Bey silah yardımı istedi. Emin Paşa Boğaz İstihkamlarında alçak yüksek bataryalı, Keçilik, Kıl Burnu, Poyraz, Fener, Riva, Harmankaya, Alacamağara Burnu tabyalarından alınan silahlarla Kocaeli Kuvayi Milliyesi’nin silah gereksinimi sağlandı.

Kocaeli Yarımadası'nın haberleşme açısından büyük önemi vardı. Yarımadadaki Kuşcalı köyünde Süleyman Ağa'nın evinin bir odası telgrafhane haline getirilmişti. Kuşçalı Telgrafhanesi sayesinde Ankara ile haberleşilebiliyor, Mustafa Kemal'le de doğrudan görüşebiliniyordu. Ulusal örgütün düzene sokulması önemliydi. Bunun için özel tedbirler alındı. Bolu dolaylarında güvensizlik gittikçe artıyordu. İzmit’te, Asım Bey’den sonra, Birinci Tümen Komutanı olan Rüştü Bey’e bu konuda yönerge verildi.

Kocaeli bölgesinde isyanlar

Kuvayi Milliye'ye karşı Bekir-Hikmet Olayları ile başlayan isyanlarda 1920 yılı başlarında da Kocaeli  bölgesinde iki aydan fazla süren ayaklanmalar oldu. İzmit, Karesi ve Bolu Sancakları ile Bursa vilayetinin bir kısmında saraya bağlı olanlarla, Damat Ferit Paşa ve taraftarlarının etkisi altında kalmış kimseler ayaklandılar. Bir yanda kurtuluş mücadelesi ile bağımsızlık için çalışılırken diğer yandan İngilizler ve İstanbul Hükümeti’nin çabalarıyla çıkardıkları isyanlar bastırılmaya çalışılmıştır. Doğu Ergil’e göre İngilizlerin asıl amacı, Boğaz’ları tutmak, ulusal kuvvetlerin Boğazlar üzerine gelişebilecek etkisini kırmaktı. Zayıf askeri birlikleriyle bunu yapamayacağını bildiklerinden Çerkez ve Kafkasyalı soy kümelerini kendi tarafına çekmek ya da onların İstanbul Hükümetine bağlılıklarından yararlanmak istiyorlardı. Bu İngilizlerin bildik taktikleri idi. Ulusun iki unsurunu birbirine kırdırmaktı. Önce Kuvayi Muhammediye’ye silah ve para sağladılar. İsyanlar bastırılınca da Kuvayı İnzibatiye adıyla İstanbul Hükümeti’nin örgütlediği birliklerin tüm silah ve gereçlerini ve de ulaşımlarını sağladılar.

Kuvayi Milliye, İzmit’e uzatılıyor

21 Eylül’de Yenihan’da “Batı Anadolu Umum Kuvayı Milliye Kumandanı” Ali Fuat Paşa ile görüşen İngiliz heyeti; İngiliz kuvvetleri bulunan İzmit’e Kuvayi Milliye’nin girmemesini istedi. Şimendifer telefon, telgraf hatlarının ve yolların korunması görevini üstlenen İngiliz askerleri için İzmit çok önemli idi. 22 Eylül’de İzmit’ten gelen bir haberde İngilizlerin Anadolu’daki birliklerini takviye ettikleri, önemli miktarda topçu kıtası getirdikleri bildiriliyordu. İngilizler; İzmit, Adapazarı, Düzce ve Geyve bölgesini elde tutmak, İstanbul-Eskişehir demiryolunu denetimleri altında ve açık bulundurmak istiyorlardı. İstanbul Hükümeti ile İngilizlerin yapmak istedikleri harekâtı önleyebilmek için yeni kararlar alınmıştır. Bu “Kuvayi Milliye harekâtını İzmit’e kadar uzatma kararı” idi.

İzmit Mutasarrıflığı ile Heyet-i Temsiliye ilişkileri

İzmit Mutasarrıfı Suat Bey, Milli Mücadele'de kararlı bir tutum izleyemedi. Kendince bir denge siyaseti izledi. Bu nedenle M. Kemal ve Heyet-i Temsiliye ile anlaşmazlık yaşandı. 30 Eylül'e kadar İzmit şehri dışında tüm kazalar İstanbul Hükümetiyle bağlantılarını kesmişlerdi. M. Kemal, 2 Ekim 1919’da makine başına çağırarak hâlâ Ferit Paşa'ya bağlılığın sebebini sordu.

İlkönce Kandıra kazası, İstanbul ile alakasını kestiğini bildiren telgrafı İstanbul'a çekti. Fakat bu esnada Adapazarı'na at yarışlarına gelen Mutasarrıf Suat Bey, telgrafhaneye giderek Kandıralıları kandırıyor ve milli harekata katılmayacakları ve hükümete sadık kalacakları hakkında ikinci bir telgraf daha çektiriyor. Kaymakam başkan olmak üzere Sırrı Bey, Fuat Bey, Çerkes Sait Bey, Koçzade Mahmut Bey, tüccardan Hasan Cavit Bey, Arapzade Cevat ve Metozade Hüseyin Beylerden bir Müdafaa-ı Hukuk Heyeti kuruldu. Bu sırada telgraf başına gelerek padişaha sadakat telgrafı çekmek isteyen Adapazarılılara; “Biz milli harekete katıldık. Sizin böyle bir telgraf çekmenize izin veremeyiz” diye engel oldular.

Heyet-i Temsiliye kararı ve son gelişmeler karşısında İzmit livasının takınacağı tavrı belirlemek üzere mutasarrıf, ulema, belediye heyeti ve eşrafın da katılımıyla 1 Ekim 1919'da belediye binasında toplanılması kararlaştırılmış, ancak toplantıya sadece memurlar geldiğinden toplantı 3 Ekim 1919 Cuma namazından sonraya ertelenmişti.

İzmit’te, kumandan Asım Bey de kararsız

Aslında cuma toplantısını bekleyen yalnızca Mutasarrıf Suat Bey değildi. İzmit’te I. Tümen Komutanı Albay Asım Bey’le de, bir iki günden beri telgraf başında bildirimde bulunulduğu halde hiçbir karşılık alınamıyordu. Mustafa Kemal, 2 Ekim günü Asım Bey’i “makine başına” çağırarak konuştu. "Hükümetin düşeceği ve belki de düşmüş olması kesin olarak beklenir. Bu durumda ulusun dayancı ve iradesi her türlü kuşkunun üstünde bir sağlamlık gösteriyor... Kesin düşünce ve kararını beklemekte olduğunu söyledi. Tümen Komutanı Asım Bey, şimdiye dek karşılık vermeyişinin, İstanbul’daki Kolordu Komutanı’na yazdığı buyruk isteme yazısına karşılık alamayışından ileri geldiği ve yarınki cuma namazında.

Mustafa Kemal’in beklediği gibi Ferit Paşa Hükümeti 2 Ekim’de istifa etti ve düştü. Hükümet yerine Ali Rıza Paşa Hükümeti kuruldu. 9 Ekim'de mebusların seçimi ile ilgili kararnameyi yayınladı. Telle illere duyurarak seçimlere başlanılmasını buyurdu. İzmit Mutasarrıfı Suat Bey; Heyeti Temsiliye ile bağlarını koparmadığı gibi daha yakın ilişkiler içine girdi. 13 Ekim 1919'da bütün Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk teşkilatına tamim yayınlayan M. Kemal, milletvekili adaylarının belirlenmesini istemişti. Aralık ayı içinde İzmit ve kazalarında seçim faaliyetleri oldu.

İzmit'te; Sivas Kongresi kararlarına uyularak Müdafaa-i Hukuk cemiyeti kuruldu. Hacı Ali Bey başkanlığında ittihatçı, tarafsız, itilaf ve sulhu selamet taraftarlarının da katılımı ile kurulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin teşkilatını Suat Bey bir genelge ile kaza ve bucaklara kadar yayılmasını bildirmiş. Bu genelge Meclisi Mebusan seçimlerini Müdafaa-i Hukuk yanlısı adayların kazanmasında etkili olmuştur.

- Kocaeli Gazetesi, Gündem bölümünde yayınlandı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/haber/2552473/kocaeli-bolgesinde-isyanlar