O suçlara göz yumuldu, işte yenisi

M.Tanzer Ünal
M.Tanzer Ünal

Geçenlerde yazdım.

Daha mürekkebi kurumadı…

“Bir suça göz yuman, ikincisini davet eder”

O yazımda demiştim ki:

“İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in İstanbul’daki evi basıldı, linç girişiminde bulunuldu…

Basanlar, “suçlu” bulunmadı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şehit cenazesinde linç edilmek istendi, saldırganlar tarafından darp edildi…

Suçlular, serbest.

En son bir meslektaşımız YENİÇAĞ yazarı Yavuz Selim Demirağ, evinin girişinde 7 kişi tarafından sopayla dövüldü…

O haydutlar da serbest.

Bu da demek oluyor ki, güzel ülkemizde…

*Yumruk atmak, çene kırmak, sopa ile kafa yarmak, insanların ağzını burnunu dağıtmak “suç” değil.

*Parti liderlerine linç girişiminde bulunmak, parti liderlerine yumruk atmak da “suç” olarak kabul edilmiyor.

Latin atasözüdür:

“Bir suça göz yuman, ikincisini davet eder.”

Meral Akşener’in evi basıldı, Akşener ailesi linç edilmek istendi, kimsenin kılı kıpırdamadı.

Bu suça göz yumuldu, ikincisi davet edildi…

Bu defa CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na linç girişiminde bulunuldu.

Hem de şehit cenazesinde…

Hem de bütün “devlet erkânının”, yani devletin ileri gelenlerinin gözleri önünde…

Saldırganlar yine serbest!

Bu suça da göz yumuldu, üçüncüsü geldi.

Gazeteci arkadaşımız evinin önünde bayılıncaya kadar dövüldü, dövenler yakalandı, “Bize dövün dediler, dövdük” diye ifade verdiler, onlar da serbest bırakıldı.

Eli kulağındadır…

Yakında duyarsınız…

Bugünlerde birilerinin daha kafası gözü yarılır.

Bu kadar suça göz yumulduğuna göre, yeni bir suça davetiye çıkarılıyor demektir.

Suça göz yummak, suç işleme eğiliminde olanlara göz kırpmaktır.

“Bizden olmayanların, bizim gibi düşünmeyenlerin ağızlarını burunlarını kırabilirsiniz” demektir.

Çok kötü gidiyoruz, çok!

Türkiye, hukuktan ve demokrasiden hızla uzaklaşıyor.

Bu saldırılar, bu linç girişimleri aslında Meral Akşener’e, Kemal Kılıçdaroğlu’na, Yavuz Selim Demirağ’a değil, hepimize!

Ve bu saldırılar sadece “vücuda” değil, “beyne”!

Ülkesini düşünen…

Ülkesinin kötü gidişine üzülen…

Farklı çözüm yolları öneren…

Hukuksuzluğa, adaletsizliğe, haksızlığa karşı çıkan…

Hepimize!

Suç cezasız kalırsa…

Suçlular ödüllendirilirse…

Unutmayalım, toplum huzur bulamaz.”

***

Böyle yazmıştım.

Sonuç ne oldu?

O suçlara göz yumuldu, yeni bir suça davetiye çıkarıldı.

“Eli kulağında” demiştim, çok geçmedi, yine bir meslektaşımız Sabahattin Önkibar birkaç gün önce Ankara’daki evinin önünde üç kişi tarafından darp edildi.

Darp edenler yakalandı, yine serbest!

Bunun sonu nereye varacak?

Tekrar tekrar belirtmek istiyorum…

Gidişimiz, gidiş değil.

Suça göz yumup yeni bir suça davetiye çıkararak nereye gitmek istiyoruz?

Büyükşehir Belediyesi de borcunu açıkladığına göre…

Gebze ve İzmit’ten sonra Büyükşehir Belediyesi de “devraldığı borcu” açıkladı.

Kuruşu kuruşuna…

6 milyar 539 milyon 588 bin 141 lira.

Gebze Belediyesi’nin borcu ne kadardı?

366 milyon lira.

Ya İzmit Belediyesi’nin?

207 milyon 749 bin lira.

Şimdi borçlarını henüz açıklamayan diğer belediye başkanlarına seslenmek istiyorum.

Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın bile belediye borcunu açıkladı.

Siz daha neden tereddüt ediyorsunuz?

Belediye borcunu bilmek, vatandaşın hakkı!

Biz de zaten bunu “vatandaş adına” soruyoruz.

Bunun saklanacak, gizlenecek neyi var ki?

Borç varsa, var.

Bunu açıklamak, “eski yönetimi kötülemek” anlamına gelmez ki!

Bir durum tespitidir.

Ve bu durum tespitinin kamuoyuyla paylaşımıdır.

Aslında devir alınan borçları açıklamak, yeni belediye başkanının elini kuvvetlendiren bir unsur.

Diyelim ki eski dönemden çok borç kaldı, bu nedenle de yeni başkan kendi döneminde istediği hizmetleri yapamıyor.

Eğer vatandaş bunu bilmezse, yeterli hizmet alamadığı için yeni başkanı suçlar.

Belediye başkanları söz verdiler, “şeffaf” olmak zorundalar.

Bekliyoruz…

Diğer başkanların da belediye borçlarını açıklamalarını bekliyoruz.

Siyasette yeni rol modelin özellikleri

Siyasette…

*Bağırıp çağıran, despot…

*Ayrıştıran…

*Farklı düşünenleri aşağılayan…

*Devletimizin kurucu değerlerini her fırsatta ortadan kaldırmak isteyen…

*Dini siyasi çıkarına alet eden…

*Kimseyi dinlemeyen, her şeyi kendisi bilen…

*Kibirli…

*Çevresine çıkar sağlamayı kendisine hak gören…

Rol modelliğin pabucu artık dama atıldı.

Türk siyasetinde yeni “rol model”in özellikleri yavaş yavaş ortaya çıkıyor:

*Demokrat…

*Laik…

*Cumhuriyetçi…

*Atatürkçü…

*İnançlı dindar…

(Siyasi rant elde etmek için değil… Gösteriş için değil… Samimi inançlı. Oruç tutan, iftara giden, namaza duran, Kur’an okuyan…)

*Kul hakkı yemeyen…

*İsraftan kaçan…

*Yakın akrabalarını kayırmayan…

*Yalan söylemeyen…

*İftira atmayan…

*Kibirsiz…

Bu “rol model” değişikliği…

Türk seçmeninin eğilimi…

Çok net görünüyor.

Önümüzdeki dönemlerde siyasete girmek isteyenlerin haberi olsun!

- Kocaeli Gazetesi, M.Tanzer Ünal tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/2568732/mtanzer-unal/o-suclara-goz-yumuldu-iste-yenisi