Belediye başkanlarından mal beyanı bekliyoruz!

M.Tanzer Ünal
M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, siyaset “meslek” değildir.

Siyaset, belirli bir dönem topluma hizmet için “sorumluluk” almaktır.

Sorumluluk alan kişi, hesap verir.

Görevi sona ererken ortaya çıkar, “Ey halkım, bana güvendiniz, bana oy verdiniz, beni seçtiniz… İşte hesabım” der.

Başkanın, görevinin sonunda “hesap verebilmesi” için, görevinin başında, yani koltuğa oturduğunda “hesap açması” gerekir.

“Hesap açmak”, “mal beyanında” bulunmaktır.

Kendisinin neyi var?

Eşi nelere sahip?

Çocuklarının durumu ne?

Başkanların “mal beyanında” bulunmasının anlamı şudur:

*Belediye başkanı olmak için sizden oy istedim, beni seçtiniz.

*Belediye başkanlığını; kendimi, ailemi, akrabalarımı ve yakın çalışma arkadaşlarımı “zenginleştirme aracı” olarak kullanmayacağım.

*Size dürüstlük sözü veriyorum.

*Belediye bütçesinin bir kuruşunu dahi israf etmeyeceğim.

*Rant ve ihale peşinde koşanlara, belediyenin kapısı her zaman kapalı olacaktır.

*Tüyü bitmemiş yetimin hakkını kimseye yedirmeyeceğim.

*Hizmet ederken adaletli davranmak, hak-hukuk gözetmek en büyük prensibim olacaktır.

Başkanların mal beyanında bulunmasının anlamı budur.

Mal beyanında bulunun ki, toplum size güven duysun!

Siyasetçinin “şeffaf” olması gerekir.

Neyi var neyi yok, ulaşılır olmalı.

Bu nedenle belediye başkanlarını “mal varlıklarını” açıklamaya davet ediyoruz.

Mal-mülk-servet… Neleri varsa…

Kendilerinin, eşinin ve çocuklarının…

Bu davranış, toplumda güven yaratır.

Seçmen, “Demek oy verip seçtiğim kişinin gizlisi saklısı yokmuş” diye düşünür.

Mal beyanınız, görev yaparken vatandaşın elinde bir “sizi kontrol belgesi”dir.

Gereksiz dedikoduları da önler.

Başkanlık görevini yaparken, yaşantınız açıkladığınız mal beyanına uygunsa, sorun yok!

Değilse, sorgulanmaya başlarsınız.

“Bak, başkan oldu, şunu aldı, şunu yaptı” diye.

Bu nedenle, belediye başkanlarını mal beyanında bulunmaya çağırırken, hatırlatırım.

“Kendisine güvenen başkanlar”, mal beyanında bulunsunlar.

Başkanlığı “servet edinme makamı” olarak görenlere mal beyanında bulunmalarını tavsiye etmem, sonunda rezil olurlar.

Başkanların mal beyanlarını, tarih belirterek, noktasına virgülüne kadar gazetemizde aynen yayınlayarak, kamuoyuna ilan edeceğiz.

Ve bunları “kendisine güvenen başkanlar” kategorisine alacağız.

Mal beyanını açıklamaya çekinenleri ise ayrıca sizlere duyuracağız.

“Şu şu başkanlar, herhalde çekindikleri bir taraf var ki, mal beyanında bulunmadılar” diyeceğiz.

Nasıl olsa göreve başladığınızda, yasa gereği, devlere mal beyanında bulundunuz.

Aynısını halkla paylaşmanın ne sakıncası var?

Bakın işte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Ekrem İmamoğlu, daha mazbatasını almadan kendisinin ve ailesinin mal varlığını açıkladı.

Örnek bir davranış!

Başkanların mal beyanını neden istiyoruz?

Sevgili okurlarım, son yıllarda, son 25-30 yılda, kent yönetimleri “soygun üretme” mekanizmasına dönüştü.

Özellikle büyük kentlerde yerel yönetimler, “haram yeme sofrası” haline geldi.

Bir avuç politikacı, yanında yandaş müteahhit ve şehir rantçısı, bunlara destek veren yalaka ve tasmalı gazeteci bozuntuları, kentleri “haram sofrası”na çevirdiler.

Ne yazık ki, bütün bu “rant düzenini” bozması ve kovuşturması gereken bazı devlet bürokratları da, bu “haram sofrası”nın müdavimleri haline geldiler.

“Siyasetçi-işadamı-bürokrat ilişkileri”, son yıllarda, bugüne kadar görmediğimiz derecede vıcık vıcık!

İhalenin kime verileceğini, bu üçlü belirliyor.

İmar rantı ile ilgili kararı, bu üçlü veriyor.

“Rant çarkı” böyle çalışıyor.

Bilmeyen yok, herkesin dilinde!

İşte biz bu nedenle belediye başkanlarının “mal beyanında bulunmalarını” istiyoruz.

Görev sonunda da mal beyanı isteyeceğiz

Mal beyanında bulunan başkanlar, dönem sonunda da mal beyanında bulunacaklarını unutmasınlar.

Koltuğa otururken neleri vardı, koltuktan kalkarken neleri var?

Eksildiyse neden eksildi, arttıysa neden arttı?

Öyle ya, her şeyin bir sebebi var?

Yazımın başında belirttiğim gibi, siyaset “meslek” değildir.

Siyaset, “para kazanma” ve “zengin olma” yeri de değildir.

Siyaset, belirli bir dönem toplum adına “sorumluluk” almaktır.

Sorumluluğu nasıl devraldıysan, öyle devredeceksin.

“Siyasi yaşamında zengin olan, bilin ki hırsızdır.”

Evrensel bir özdeyiştir bu!

Biz, hiçbir belediye başkanının “zengin olmak için” yola çıktığını sanmıyoruz.

Bu nedenle kendilerini “mal beyanına” davet ediyoruz.

Yola çıktığınız bugünlerde mal beyanında bulunun, dönem sonunda da mal beyanınızı açıklar rahat edersiniz.

Ama dediğim gibi…

Dönem sonunda mal beyanında bulunmayacaksanız…

Aradaki zenginliğinizi kem küm ederek geçiştirecekseniz…

Bugün sakın mal beyanında bulunmayın!

Dönem sonunda sıkıntı çekersiniz.

Eski belediye başkanlarından bazıları gibi “mal beyanında bulunmamak için” kıvranır durursunuz.

Benim önerim, doğrusu da bu, seçimden hemen sonra ve döneminizi tamamladığınızda, topluma “mal varlığınızı” açıklamanızdır.

Bekliyoruz…

Bahçeli’nin o sözleri kime?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında dedi ki:

“Teröristbaşından siyasi medet uman namerttir.”

Aynen böyle dedi.

İyi de kime söyledi bunu?

Eee fazla uzatmayın, kimeyse kime!

Söylenen söz, döner dolaşır mutlaka sahibini bulur.

O “inşaat firması”, bütün iş makinelerini satıyor

***

Duyduk duymadık demeyin!

Hani sahibi AKP’li “o anlı şanlı inşaat firması” var ya…

Çekleri yazılan, elindeki bütün işleri tasfiye etmek zorunda kalan o firma…

Bazı binalarından sonra, işlettiği okuldan sonra, elindeki iş makinelerini de satılığa çıkarmış.

Aklınızda bulunsun, ihtiyacınız vardır, ihtiyacı olanları tanıyorsunuzdur…

Çektikleri ne olacak?

“Ayşe öğretmen beraat etti”

Gazeteler böyle yazıyor.

Ne yapmıştı da, ne olmuştu da beraat etti Ayşe öğretmen?

2016 yılının ilk günlerinde bir TV programına telefonla bağlanmış, “Çocuklar ölmesin” diye görüşünü bildirmişti.

“Vay, sen terör propagandası yapıyorsun” deyip hakkında dava açılmış, 1 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.

Meslekten atılmış, 2 aylık bebeğiyle cezaevine girmişti.

Ayşe Çelik Anayasa Mahkemesi “hak ihlali” kararı verince yeniden yargılandı ve beraat etti.

Eee, tamam da…

Ayşe öğretmenin çektiklerine ne olacak?

Öğretmenlik gitti…

İki aylık bebeği ile cezaevinde yattığı günler cabası!

Öyle soruya, böyle cevap

Gazeteci Ekrem İmamoğlu’na soruyor:

“CHP liderine, cumhurbaşkanı adaylığınızın konuşulduğu söylendi. ‘Bugünden konuşmak onu yıpratır’ dedi. Siz bu noktada nerede duruyorsunuz?”

İmamoğlu’nun cevabı:

“Seçimi kazanmak bir günlük iş! Bir seçimi kazanarak bir insana makam tevdi edilmez. Bir insanın başarısı yaptığı işle belli olur, sonrasını Allah bilir. Benim şu anda önümde tek bir mesele var. İstanbul’un en başarılı belediye başkanı olmak! Bunu başarmak zorunluluğum var.”

3 görüş

*”Korkak, tehlikeyle karşılaşınca ayakları ile düşünene denir.”

*”Aptallık, yanlış anlama yeteneğidir.” Edgar Allan POE

*”Hayat bir taksi gibidir. Gitseniz de, dursanız da taksimetre işliyor.”

- Kocaeli Gazetesi, M.Tanzer Ünal tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/2672115/mtanzer-unal/belediye-baskanlarindan-mal-beyani-bekliyoruz