Eğitim şart

Kamil Çöpür
Kamil Çöpür

Hepimiz gerek kendi hastalığımız, gerek bir yakınımızın rahatsızlığı, gerekse bir arkadaşımızı veya yakınımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletmek için hastanelere gideriz.

Eşimin rahatsızlığı nedeniyle bu aralar sıkça Kocaeli Devlet Hastanesine gitmek zorunda kaldım. Her gittiğim yerde insanları gözlemlemeyi alışkanlık edinmişimdir. Bu gözleme işi de bana insanları çok iyi analiz etmeme yarar.

Kocaeli Devlet Hastanesinde dikkatimi çeken, hastane personelinin hastalara, hasta yakınlarına oldukça kibar ve iyi davranmalarıdır. Vatandaş bir soru sorduğunda azarlamadan, üşenmeden yanıt veriyorlar. Hatta “Gelir misiniz, lütfen kapıyı kapatır mısınız?” Gibi olumlu cümleler kullanarak görevlerini yapmaktadırlar. Doğrusu çok mutlu oldum.

Eski yılları hatırlıyorum da, hastane personeli vatandaşa öyle kaba davranıyorlardı ki zaman zaman hasta veya hasta yakınları ile personel arasında büyük tartışmalar olurdu. Bunu bilenlerdenim. Çünkü Kocaeli Devlet hastanesinde rahatsızlığım nedeniyle bir zamanlar çok yattım.

Kocaeli Devlet Hastanesindeki bu gözlemimin nedenini öğrenmek istedim. Personelin birine size bir şey sormak istiyorum dedim.

Gayet kibar ve gülümser bir tavırla“ Buyurun” Dedi.

Hastanenizde bir gözlememi size sormak istiyorum. Hastane personeliniz hastalara veya yakınlarına çok iyi davranıyorlar. Sizler kurumunuz tarafından insan ilişkileri, beden dili gibi konularda bir eğitime mi tabi tutuldunuz?

“Hayır. Çalışan personelimizin hepsi üniversite mezunu. Eh, biraz da halk bilinçlendi.” Dedi.

Geçen ay İzmir’e gittim. Ani bir rahatsızlığım nedeniyle Ege Üniversitesi acil servisine başvurdum. Genç bir bayan doktor önce hastayı bir ön muayeneden geçiriyor. Banka oturmam söylendi. Benden önce genç bir hastaya bakıyordu doktor. Hemen yanı başımda iki bayan ve bir erkek güvenlik görevlisi sohbet ediyorlardı. Bayanlardan biri “Yanaş, yanaş “ diye bağırdı. Kendisine döndüm ve yanaşır mısınız. Kimi azarlıyorsun diye bağırdım. Hiç ses çıkarmadı. Sanıyorum bundan sonra hiçbir hastaya böyle kaba davranmaz, yanaşır mısınız? Deme olgunluğunu gösterir.

Bir süre önce Adapazarı’na gitmiştim. Toplu taşıma araçlarının sürücülerinin yolculara çok kibar ve iyi davrandıklarını gördüm. Aynı soruyu bir sürücüye sordum. Sürücüler yolculara çok iyi davranıyorlar dediğimde;

Sürücü “Şoförler odası ve kooperatifimiz zaman zaman bizlere eğitimler veriyorlar.” Dedi.

Şehir içinde pek arabaya binmem. Yürümeyi tercih ederim. Gözlemlediğim kadarıyla ilimizde toplu taşıma araçlarının sürücülerinin vatandaşlara çok da iyi davrandıklarını söyleyemem.

Adapazarı’nda olduğu gibi Kocaeli’nde de Büyük Şehir Belediyesi, Şoförler odası yetkilileri toplu taşıma araçları sürücülerine insan ilişkileri, beden dili, diksiyon gibi konularda zaman zaman eğitimler verseler daha iyi olmaz mı?

Burada görsel medyaya da büyük bir görev düşüyor ama bizim televizyon kanallarımız yemek tariflerinden, evlenme programlarından eğitici programları yapmaya zaman bulamıyorlar!

Eski yıllarda televizyonlarda eğitici skeçler, kısa metrajlı filmler gösterilirdi. Örneğin çevreyi kirletmeme, büyüklere saygı, su israfını önleme gibi. Bilmiyorum sizler izlediniz mi? Tele 1 Kanalında Okyanus konuşuyor diye kısa bir film var. Lütfen izleyin.

Her şeyin başı eğitim. Bir toplumu yok etmenin, geri bıraktırmanın en iyi yolu o toplumun eğitim sistemi ile oynamaktır. Yıllardır eğitimciler ülkemizde eğitim kalitesinin giderek düştüğünü söylüyorlar. Çünkü okullarda eğitimden çok öğretime önem veriliyor. 1980 li yıllarda liselerde ve meslek liselerinde İnsan İlişkileri adında bir ders okutuluyordu. Eğitim anlamında öğrencilere çok şeyler veriyordu. Sonradan bu ders her nedense kaldırıldı.

Umarım, bu tespitim ve önerim yetkililerce doğru algılanır ve gereğini yaparlar.

- Kocaeli Gazetesi, Kamil Çöpür tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/3214684/kamil-copur/egitim-sart