Düşünce dünyamız

Nihal Özgirgin
Nihal Özgirgin

Milletçe düşünce dünyamızda uzun zamandır gözlemlediğim depresif bir hal mevcut.

Beni bu sonuca götüren en önemli gösterge ise ülkemizde meydana gelen olaylar karşısında verdiğimiz tepkiler…

Nasıl mı?

Yaşanan hemen her olayın, farklı düşünen gruplar arasında adeta “şiddet dili” ile değerlendirilmesi gibi…

Farklı düşünmek önemlidir, ve hatta gereklidir.

Farklılıklar iyi bir biçimde yönlendirilirse toplumsal meselelerde doğrulara ulaşmada önemli birer araç haline gelebilir.

Ancak farklılıkların bir bütünü parçalamak için kullanılan birinci etken olduğunu da unutmamakta fayda vardır.

İşte tam da bu noktada uzun zamandır ülkemizde farklılıklara bütünü parçalamaya yönelik bir rol “oynatıldığını”, bunun sonucunda da milletçe depresif bir tutuma doğru kaydığımızı görüyoruz.

Bu durumun temel nedenine gelirsek:

Farklılıkları toplumsal doğrulara yönlendirme işini ele alması gerekenlerin başında “aydınlar” gelir.

Bir toplumun seviyesini yücelten ya da seviyesini aşağı çeken kısaca toplumsal davranışlarımızı şekillendiren de aydınlardır.

Maalesef toplumumuzdaki aydın sınıfının büyük bir bölümü uzun zamandır merakını ve heyecanını yitirmiş vaziyettedir.

Toplumu ileriye taşıyacak fikirlerden ziyade, siyasetin gündem değiştirme çabalarına katkı ya da iktidara yön verme doğrultusunda fikir beyan eder haldeler.

Dolayısıyla kendilerine özgü, yeni fikirler üretememektedirler.

Aydın kesimin düşünce üretemediği toplumlarda ise, doğal bir sonuç olarak, depresif bir hal oluşur.  Bu durum kısır döngü içerisinde kalmanın en önemli neticesidir.

Düşünce dünyamızda yaşanan kısırlığın etkisi toplumda en çok gençler üzerinde hissedilmektedir.

Fikir hareketleri gençliğe dinamizm katar, ancak kısır döngü içerisindeki fikri yapılar arasında kalan gençlik ise umutsuzluğa düşer.

Kanaatimce günümüzde Türk gençliğinin içerisinde bulunduğu umutsuzluğun da altında yatan etken, düşünce dünyamızdaki bu kısırlıktır.

Oysa teknolojinin ve iletişimin son sürat hız kazandığı zamanımızda, insanlığın düşünce dünyası apayrı bir yere evrilmişken, bizim hala geçmişten kalan kısır tartışmalarla gençliği meşgul etmemiz, en başta, ülke geleceğimiz açımız açısından büyük bir vebaldir.

Bu nedenle başta aydınlar olmak üzere milletçe “düşünce üretimine” acilen yönelmemiz gerekiyor.

Bunu yapmadığımız takdirde “Türkiye’nin Ruhu”, tedavisi çok zor olan kronik bir depresyona dönüşecektir.

Saygılarımla… 

- Kocaeli Gazetesi, Nihal Özgirgin tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/3581292/nihal-ozgirgin/dusunce-dunyamiz