Bebek odası

Necdet Güler
Necdet Güler

Bir yayın hazırlıyorum. Yaklaşık 100 sayfa olacak. Konusu Kültür Varlığı konumunda, müzelerdeki sanat eserlerini, açık alanlardaki tarihi yapıların duvarlarını, heykelleri vs yıpratan etkenler. Bunlar neler ve nasıl yıpratıyorlar? Bu nedenle çok büyük kısmı İtalya orijinli 60’dan çok bilimsel yayını taradım, tercümeler yaptım. Bunu yaparken, İtalya Sağlık Bakanlığının bir yayını (1) beni çok endişelendirdi. Çünkü çevremde,  bunda değinilen yaşamsal konuda en ufak bilgisi bile olmayan çok sayıda insan var.

Durumu daha net anlamanız için bir örnekten hareket edeyim: Evli bir çiftin çocukları olacak. Oturdukları geniş evin bir odasını bebek odasına dönüştürüyorlar. Bebek karyolası, bebeğin eşyası için odanın biçimine uygun yepyeni dolaplar, yapay elyafla yapılmış yatak ısmarlıyorlar. Hepsi tam anlamıyla gıcır gıcır, yani yeni üretilmiş. Odanın yan yüzeylerini duvar kağıtları ile kaplatıyorlar, tabanına özel parke döşetiyorlar. Evin her köşesini deterjan kullanarak özel şekilde temizliyorlar. Doğumun hemen öncesi günler, her şey hazır. 

Doğum gerçekleşti, minicik bebek bu odada yatağındadır. Herkes çok mutludur.

Ama bu ana-baba çok önemli bir durumdan habersizdir: Bebek bu odada son derece kirli bir hava solumaktadır. O odanın havasına, müzelerde az oranda olsalar da  seramik ve metal eserleri  bile aşındıran gazlar karışmıştır (2). Bebeğin sağlığı açısından tehlike bu kadar büyüktür.

Peki… Bu gazlar nelerden kaynaklanıp odanın havasına karışmıştır?

Bu gazlar İtalyancada (COV), İngilizcede (VOC) olarak tanımlanan Uçucu Organik Bileşiklerden, normal oda sıcaklığında buharlaşarak havaya karışıyorlar. Birçok cinsi var. Ama en tehlikelisi  formaldehit. Öyle tehlikeli ki Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) tarafından kanser yapıcı sınıfa alınmış. (2)

Bu uçucu Organik Bileşikler nelerde  bulunuyor diyeceksiniz.

Evde kullanılan klima gibi ısıtma cihazları, temizlik malzemeleri ve çeşitli değişik ürünler (örneğin tutkallar, yapıştırıcılar, solventler, boyalar), çamaşır makinesinde biraz önce  yıkanmış giysiler, sigara dumanı, bebeğin odası hazırlanırken kullanılan mobilyalar (Örneğin çocuk karyolası, dolaplar, yapay elyafla yapılmış yatak, halı, duvar  kaplamaları) ile yer döşemeleri bu Uçucu Organik Bileşikleri içeriyorlar. Bunlar haftalar veya aylar boyunca bu gazları salıyor (1). Aslında gün geçtikçe bu gaz çıkışları azalmasına karşın en tehlikelisi olan formaldehit isimli gazın çıkışı yıllarca sürebiliyor (1). Üstelik sıcaklık ve nem ne kadar yüksek ise, yayılımları o kadar fazla oluyor.

İnanmakta zorlanacaksınız ama formaldehit salan bileşikler kozmetik ve deodorant ürünlerde de bulunuyor. Bu nedenle solunum yoluyla ve vücut yüzeyinden bunları bünyesine almış olan insanlar bile bu gazın yayılmasına neden oluyor. Yani  bebeği görmeye gelen, süsüne-püsüne düşkün komşu bayan bile bu gazların bebek odasındaki yayılımına katkı sağlıyor.

Bu durum oluştuğunda alınabilecek tek tedbirin bebek odasını elden geldiğince havalandırmak olduğunu belirtmem gerekiyor mu?

Çok büyük bir iyilik yapın; bu konuda  çevrenizdekileri uyarın.

Kaynak :

1) Anonim. 2015.Composti Organici Volatili (COV). Ministero della salute. Direzione generale della prevenzione sanitaria. Italia.

2) D’Agostino. V. 2005. Condizione microclimatche  e di qualita dell’aria negli ambienti museali.Universita degli studi di Napoli.Frederico II.

- Kocaeli Gazetesi, Necdet Güler tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/3608630/necdet-guler/bebek-odasi