KORKU VE MECBURİYET

Bilal Dündar
Bilal Dündar

Evet herkesi, hepimizi hatta bütün dünyadaki insanları korkular yönetiyor. Alışkanlıklarımızı, yaşamımızı, artık biz belirleyemiyoruz. Bütün irademizi bu lanetli virüs yönetim,   yönlendiriyor.

Şöyle ki;

Öpüşmeleri yasakladı.

Tokalaşmaları bile yasakladı.

Herkes birbirinden iki metre uzakta duracak diye sosyal mesafe koydu.

Günde birkaç sefer enaz 20 saniye sabunla elimizi yıkama mecburiyeti koydu. Nasıl yıkanacağına dair televizyonlarda el yıkama şekli ve kuralı gösterildi.

Kesinlikle evden dışarı çıkmayınız dendi.

Maske takılması mecburiyeti getirildi.

Buna benzer kurallar ile yaşama alışkanlığına mecbur olduk.

Bu mecburi kurallara toplumun büyük ekseriyeti uydu. Ülkemizde olduğu gibi bütün dünyada uydu demek mümkündür.

İhmal edenler, ciddiye almayanlar veya şartları nedeni ile uyum gösteremiyenler kişiler ve devletlerde ölüm oranları korkutucu boyuta ulaştığını üzülerek ve korkarak görmekteyiz.

Ciddiye alıp gerekli önlemleri zamanında alanlar az kayıpla süreci yönetebiliyorlar.

Bizde her tedbir zamanında alındı, kurallara tam uyuldu diyemiyoruz. Kademe kademe uygulamalar hayata geçirildi.

Baştan masal gibi geldi.

Başta en riskli bölge İstanbul olmak üzere sokaklar mutat şekilde insanlarla dopdolu bir şekilde yaşam sürdürüldü. Umreye gitmeleri vede geriye dönmelerinde kurallara tam uyulmaması herkesi tedirgin etti.

Bu lanet koronavirüsten kesin korunma için mutlaka ciddi önlemler yanında evlerden dışarı çıkılmamasını yetkili kişiler ve uzmanlar kesin olarak belirtiyorlar.

İşte burada önemli engel ve sorun maddiyat önümüze çıkıyor.

Günü birlik çalışan kişiler evde ne yiyip içecekler bunu devlet karşılamadığı müddetçe dışardaki bu insanları eve sokmak imkansızdır.

Bir açmaz da kapanan işyerlerinde çalışanların bir anda parasız kalmaları gibi bir çok sorunlar çözülmediği sürece insanların evlerinde kalmaları imkansızlaşıyor.

Yani hiç bir şey kolay görülmüyor.

Karamsarlığa kapılıyalım diyoruz. Ama bu Kobit 19 virüsünün ne kadar can olacağı, nekadar yıkım yapacağı ve ne zaman biteceğini kimse kesin olarak söylüyemiyor.

Bu virüs kadın, erkek, zengin, fakir, okumuş, okumamış, kral, hamal,oralı,  buralı, güzel,  çirkin vede ırk, din, dil ayrımı yapmadan herkesi ürkütüyor ve korkutuyor.

Herkesin , hepimizin başta hırsızların, soyguncuların, tefecilerin, sömürücülerin ders çıkarması gerekiyor.

Sonumuzun hayırlı olmasını temenni ediyorum.

- Kocaeli Gazetesi, Bilal Dündar tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/4130672/bilal-dundar/korku-ve-mecburiyet