İlginç bir “vali” ataması

M.Tanzer Ünal
M.Tanzer Ünal

Dün yazdım.

Seddar Yavuz, gazetemizin 46 yıllık yayın hayatında Kocaeli’nde görev yapan 19’uncu vali.

Yani KOCAELİ Gazetesi, bugüne kadar 18 valinin görevine tanıklık etti.

Hepsi arşivlerimizde.

Kim, ne söylemiş?

Kim, ne yapmış?

Kim, kiminle?

*Gerçekten “devlet valiliği” yapanlar…

*“Parti valiliği”nden öteye geçemeyenler…

*“Tarikat ve cemaatlerin emrinde” çalışanlar…

*İktidara yaranmak için camide imamın yerine geçip cemaate namaz kıldıranlar…

*Tarikat ileri gelenlerini konağında ağırlayanlar…

*İktidardakilerin hayat anlayışına göre, içkiye başlayanlar, içkiyi bırakanlar…

*Darbe dönemlerinde gördükleri saygısızlık karşısında gözyaşlarını gizleyemeyenler…

*Yemekli eğlencelerde dansöz oynatanlar…

*“Siyasetçi-müteahhit rant çarkı” içine girenler…

Hepsini yazmaya kalksam, kitap olur.

Bir de tabii her bir valinin perde gerisinde atanma hikâyesi var.

Hangi valilere tanıklık ettik?

Gazetemiz 16 Mayıs 1975 tarihinde yayın hayatına başladığında, rahmetli Ertuğrul ÜNLÜER vali idi.

Diğer valiler ve görev süreleri ise şöyle:

*TURGUT EĞİLMEZ: 23.07.1975-06.01. 1976

*VECDİ GÖNÜL: 29.03.1976-29.08.1977

*İBRAHİM URAL: 20.02.1978-04.12.1979

*CELAL KAYA CAN: 14.12.1979-23.10.1980

*FAHRİ GÖRGÜLÜ: 31.10.1980-02.01.1981

*HİKMET GÜLŞEN: 06.01.1981- 06.02.1984

*HÜSEYİN ÖĞÜTCEN: 11.02.1984-17.06.1985

*İHSAN DEDE: 24.06.1985-17.08.1991

*ADNAN DARENDELİLER: 27.08.1991-15.02.1992

*KEMAL NEHROZOĞLU:24.02.1992-15.04.1996

*MEMDUH OĞUZ: 18.04.1996-26.09.1999

*KEMAL ÖNAL: 30.09.1999-30.06.2001

*ERDAL ATA: 29.10.2001-09.10.2006

*GÖKHAN SÖZER: 12.10.2006-02.06.2010

*ERCAN TOPACA: 07.06.2010-26.09.2014

*HASAN BASRİ GÜZELOĞLU: 01.10.2014-28.06.2017

*HÜSEYİN AKSOY: 28.06.2017-11.06.2020 

O vali, vali olacağını ilk benden öğrendi

Her valinin bir atanma hikâyesi vardır dedim ya, birini anlatayım.

Yıl, 1978…

Şubat başı…

3. Ecevit Hükümeti iktidarda…

Her konuda CHP’lilerin kılıcı kesiyor.

Bir gün CHP Milletvekili İbrahim Akdoğan gazeteye uğradı, çay içtik, sohbet ettik.

Kalkarken, “Yakında sana bomba bir haber verebilirim” dedi.

Bomba haber ne olabilir, Vali Vecdi Gönül 1.5 yıl görev yaptıktan sonra Emniyet Genel Müdürlüğü’ne atandı, 5-6 aydır valilik boş, “Yeni vali mi geliyor?” diye sordum.

“Evet” dedi, “Yarın İçişleri Bakanı İrfan Özaydınlı ile randevumuz var, birlikte isim belirleyeceğiz. İsim belli olur olmaz, haber veririm…”

Gitti, ertesi gün bakanın yanından çıkar çıkmaz telefon etti, “Vali olarak İbrahim Ural geliyor” dedi.

“Eski Ankara Emniyet Müdürü” diye de ekledi.

Telefonu kapattım, hemen santrala “İbrahim Ural-Ankara telefonu” diye kayıt yazdırdım.

O zamanlar çevir konuş, nerdeee!

42 yıl önceden söz ediyoruz.

Şansım varmış, hatlar açıkmış, beş dakika geçmeden telefon bağlandı.

“İbrahim Bey merhaba. Kocaeli Gazetesi’nden arıyorum, adım Tanzer Ünal. Hayırlı olsun…”

“Ne hayırlı olsun?”

“Kocaeli Valiliği’ne atanıyorsunuz…”

“Ne valiliği Tanzer Bey, benim hiçbir şeyden haberim yok. Nerden çıkarıyorsunuz bunu? Beni görevden aldılar, evimde oturuyorum…”

“Valla İbrahim Bey bize gelen haberler böyle. Sizi arayan olmadı mı?”

“Hayır olmadı. Siz şu telefonunuzu verin, gelişme olursa ben sizi arayayım…”

Numaramı verdim, telefonu kapattık.

Aradan yarım saat geçti geçmedi, santral “Ankara’dan İbrahim Ural arıyor” diye telefonu bağladı.

İbrahim Ural, karşımda...

“Tanzer Bey, sizin söylediğiniz doğruymuş. Sizinle konuştuk kapattık, 15 dakika sonra İçişleri Bakanımız aradı, seni Kocaeli’ne vali olarak gönderiyorum dedi. Allah aşkına bu nasıl iş, bana bir anlat. Vali olacağımı bakandan önce siz bana söylediniz…”

“Sayın valim, meslek sırrı söyleyemem. Geldiğinizde konuşuruz…”

Bu telefon konuşmasından 3 gün sonra kararname çıktı, bir hafta sonra da İbrahim Ural İzmit’e geldi, göreve başladı.

İbrahim Ural makamına oturur oturmaz telefonu kaldırıyor, o dönemde özel kaleme Meral Baykal bakıyor, Meral Hanım’a “Bana hemen gazeteci Tanzer Ünal’ı bağlayın” diyor.

Meral Hanım telaşla beni aradı, “Yeni valimizle tanışıyor musunuz, ilk sizi istedi” dedi.

Anladım…

“Tanzer Bey, iki dakika önce koltuğuma oturdum, müsaitseniz sizi çay içmeye bekliyorum” dedi.

Gittim.

Çaylar geldi, odada kimse yok, “Şu olayı bir anlatın, o günden bugüne gözüme uyku girmiyor” diye ısrar etti. 

Anlatmadım, “Buradaki göreviniz bittiği gün anlatacağım” dedim, vedaya geldiğinde olup biteni anlattım.

Evet, 42 yıl öncesine gidip nostalji yaptık.

İyi pazarlar!

Birisi size “onurdaş olalım” derse…

Sonu “daş”la biten sözcüklere bir yenisi daha eklendi.

Onurdaş…

“Onurlu iki insanın dayanışması, beraberliği” anlamına geliyor.

İlk duyduğumda garipsemiştim.

Üzerinde biraz düşününce, çok “anlamlı” buldum.

Ülkemizde son yıllarda pek çok kavram anlamını yitirmişti.

“Onur” da bunlardan biriydi.

Söyleniyordu, konuşuluyordu, ama çoğu kez içi boştu.

“Onur”, en başta “özsaygı” demekti.

İnsanın kendisine saygı duymasıydı.

Eğilip bükülmemesiydi.

İnandığı yolda kararlılıkla yürümesiydi.

Söylediği ile yaptığının birbirini tutmasıydı.

Tükürdüğünü yalamamasıydı.

Bakın şöyle çevrenize, kaç kişide bu özellikleri görebilirsiniz acaba?

Bu nedenle sayıları azalan onurlu insanların “onurdaş” olmaları, bence anlamlı bir beraberlik.

“Kendine saygı duyan, eğilip bükülmeyen, esen siyasi rüzgâra göre yön değiştirmeyen, inandığı doğrultuda inatla yürüyen, söyledikleriyle yaptıkları birbirini tutan” insanların beraberliği…

İnşallah bir kırılma yaşanır, ülkemizdeki onurlu insanların sayısı artar, “onurdaş”lar çoğalır. 

Diğer “daş”ları da bir hatırlayalım mı?

*Arkadaş

*Vatandaş

*Toplumdaş

*Anlamdaş

*Gönüldaş

*Duygudaş

*Görevdaş

*Karındaş

*Sınırdaş

*Şekildaş

*Kafadaş

*Okuldaş

*Omuzdaş

*Ülküdaş

*Candaş

*Çağdaş

*Dindaş

*Dildaş

*Kandaş

*Paydaş

*Sırdaş

*Soydaş

*Yandaş

*Yoldaş

*Kadehdaş

*Oydaş

*Kıyıdaş

Benim bulabildiklerim bu kadar.

Siz çoğaltabilirsiniz.

Sanırım yukarıda yazdıklarım arasında anlamsız bir “daş” yok!

- Kocaeli Gazetesi, M.Tanzer Ünal tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/4849037/mtanzer-unal/ilginc-bir-vali-atamasi