Var mısınız 100 metre yarışına ?..

Hakan Yağcıoğlu
Hakan Yağcıoğlu

Duraklar balık istifi, otobüs, minibüs kapılarına hücuuuuum….

Palamut 10 lira…

Ama bizim bu palamutlar bedava…

Pandemi kurbanı sayısının artması, vakaların yeniden yükselmeye başlamasıyla birlikte, toplu ulaşım araçlarında, ayakta yolcu yasağı da haliyle ‘nihayet!’ geri geldi…

İzmit Emniyet’in hemen karşısındaki Leyla Atakan Caddesi otobüs durağına (durak demek lüks olur) sabahları bir uğramanızı isterim…

Millet üst üste, balık istifi gibi otobüs bekliyor…

Pandemiye bulaşmamak imkânsız gibi…

Diğer otobüs bekleyen yolcularla aranıza 1.5 metre mesafe koysanız, kendinizi D-100’de (eski E-5) bulursunuz..

Hem de ortada durak falan yok…

Bir pano asılı, bir de otobüs saatlerini gösteren panel, ha Allah’tan bir de pedallı dezenfektan cihazı…

Kaldırımın küçücük kıyısına sıkışan ve arkasındaki esnafın dükkanının önünü istemeye istemeye kapatan yolcular, şimdi otobüste yolcu sayısı yasaklarıyla beraber, tam durakta dur(a)mayan otobüslere koşup binebilmek için, 100 metre sprint atıp, birkaç karate hareketiyle, kafa topuna da çıkarak, kendini kapıdan içeriye sokmaya çabalıyor…

Tabii nefesi kuvvetli genç yolcular her zaman yarışı kazanıyor…

Ya orta yaş ve yaşlılar…

Veteranlar ligine adaylar…

Tabii yolda kalma ve işe geç kalma şampiyonalarında da birinci oluyorlar…

Balık istifi işte böyle oluşuyor…

İstifi oluşturan palamutlar ise benim saf ve temiz yürekli vatandaşım…

Gençler sprint atıp, kafa, kolla kendini sahaya, (pardon otobüse) atıyor…

Ama yetişemeyen ve bu yaşında hâlâ çalışmak zorunda olan yaşlılar hangi otobüse binecek ?..

Yoksa dört kollu imamın kayığı turizmin otobüsüne mi ?..

Çünkü, haklı olarak, pandemi nedeniyle koltukta oturanlar dışında, ayakta bir kaç yolcu bile alınabiliyor…

Garip ağabeyler ablalar, benim gibi, dışarıda kalan ne yapsın ?..

Evinde aç aç otursun mu ?..

Çalışmasın mı ?..

Üretmesin mi ?..

Ekmeğini kazanmasın da ele muhtaç mı olsun ?..

Belli yaştaki insanlar, gelen otobüste yer bulamadığı için, bir dahaki otobüs de duraktan yine uzakta duracağı için, yeni müsabakalara hazırlanıyor…

100 metre…

110 engelli…

50 metre kelebek…

Kata…

Kumite…

Allah ne verdiyse…

Ve yine kazanamıyor, yeniliyor…

Çalışmak zorunda olan emekli insanlar işe yetişemiyorlar, 50-60 hatta 70 yaşında patrondan fırça yemeyi göze alıyorlar…

Tamam, yolcu otobüsleri mikrop saçıyor ama…

Bu yasakları koyarken, otobüse yetişemeyen kadınlar ve yaşlıları dündünüz mü ?..

Vallahi sefer sayısını mı artırırsınız, kesenin ağzını açıp, yeni otobüs mü alırsınız bilemeyiz…

Ama, durum vahim ve acınacak bir hâl aldı…

Sayın kamu yöneticisi Doç. Tahir Büyükakın veya sayın hukukçu Avukat Fatma Kaplan Hürriyet başkanların bir sabah kol kola, Leyla Atakan Durağı’na gelerek milletin hâl-i pür melalini yerinde görmesini çok isterim…

Ne de olsa ikisi de, partisini öne çıkarmayarak çalışacak kadar aydın iki insan…

Ne dersiniz ?..

Ben umutluyum…

‘Tahir’ başkanın ‘Tarih Koridoru’ güzel, devamı gelsin !..

Kocaelispor ile 24 saat yaşayacak bir kent hayal ediyorum…

Yani vatandaş işini yapacak, ekmeğini kazanacak, ama sosyal vakit olan boş vaktinin bir bölümünde mutlaka Kocaelispor olacak…

Yürüyüş Yolu’nun Belsa ile Fethiye Caddesi arasındaki bölümü yemyeşil-simsiyah tarih kokuyor…

Yeşil ağaçların altına da çok yakıştı hani…

Ama devamı gelmeli…

Paşa’da, özellikle Baç’ta (Çukurbağ Kocaelispor Sokağı Projem hâlâ gündemde-kulübün hemen arkası), Park’ta, Kolordu’da, Belsa’da, Alemdar’da, Kocaelispor’un tarihini anlatan panolar hayata geçirilmeli…

Kocaelispor müzesi, acilen kent merkezinde bir yere yapılmalı…

Kafesiyle, panelleriyle, Kocaelispor’un eskileri oraya gelmeli, insanlar onlarla beraber sohbet etmeli, anıları canlandırmalı…

Sık sık Kocaelispor, fotoğraf sergileri, resim yarışmaları, kompozisyon yarışmaları, yapılan gibi bilgi yarışmaları yapılarak, alt yaş grubundaki çocuklarımızın yüreğine bu sevgi aşılanmalı…

Kocaeli kentinin kendi usta yazarları var…

Gazetecileri var…

Fotoğrafçıları var…

Sinema sanatçıları, tiyatrocuları, akademisyenleri var…

Belediyeler panel düzenleyip salak salak adamları hem de para ödeyerek kentte getirip konuşturup, bize hakaret ettireceğine, kendi gazetecilerine sahip çıkmalı, güvenmeli…

Bizim çocuklarımız onları arka cebinden çıkarır, ama sanırım belediyelerimiz bunun farkında değil…

Neyse, zararın neresinden dönülürse kârdır…

Göreyim sizi akademisyen avukat ve kent yönetim bilimcisi başkanlarımız…

Karikatür

KONUŞAN FOTOĞRAF:

ÜZÜLMEZ-Kulübün ağası da, patronu da benim, şampiyon da yaptım, var mı yan bakan, aday olan, hieeeeeeyttt ?..

EFSANE SÖZLER:

Messi'nin belki dört Altın Top ödülü olabilir ama benim otomattan çikolata almak için altıma kutu koymama gerek yok...

-Zlatan Ibrahimovic-

- Kocaeli Gazetesi, Hakan Yağcıoğlu tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/5353860/hakan-yagcioglu/var-misiniz-100-metre-yarisina