Emir kulu” değişikliği, Türkiye’yi kurtarır mı?

M.Tanzer Ünal
M.Tanzer Ünal

Sevgili okurlarım, ülkemizde sancılı da olsa yeni bir “emir kulu” değişikliği yapıldı.

Murat Uysal Merkez Bankası Başkanlığı görevinden alındı, yerine Naci Ağbal atandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak meydan okuyarak kaçtı, yerine Lütfi Elvan getirildi.

Yaratılmak istenen algı şu:

Ekonomik krize ve yaşanan sıkıntılara sebep olan bu iki kişiydi, şimdi o koltuklarda yeni isimler oturuyor, merak etmeyin gerekirse “acı reçeteye” başvurup işleri düzelteceğiz.

Yaratılmak istenen hava bu!

Acaba öyle mi?

Bütün suç, Berat Albayrak ve Murat Uysal’da mıydı?

Bu iki isim mi Türkiye’yi bu hale getirdi?

Yeni isimler, Naci Ağbal ve Lütfi Elvan, ekonomiyi düzlüğe çıkarabilir mi?

Elvan ve Ağbal’ı bekleyen ağır tablo

Bundan böyle ekonomi denince iki isim akla gelecek.

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan ve Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal…

Elvan ve Ağbal, çok kötü bir miras devraldı.

İşsizlik, yoksulluk, yüklü iç ve dış borç, düşük yatırım, düşük büyüme, pula dönmüş Türk Lirası, eksi rezerv…

Bir de bu sorunların rakamsal boyutuna bakalım.

*İşsiz sayısı: 4 milyon 194 bin.

*Geniş kapsamlı işsiz sayısı: 8 milyon 372 bin.

*İşsizlik oranı: Yüzde 13.2

*HSYİH büyümesi: 2020 ikinci çeyrek (eksi 9.9)

*Yıllıklandırılmış büyüme oranı: İkinci çeyrek; 0.5

*Bürüt borç stoku: 421 milyar 826 milyon dolar.

*Kısa vadeli bürüt borç stoku: 123 milyar 663 milyon dolar.

*Dış ticaret açığı: Ocak-eylül arası-37 milyar 862 milyon dolar.

*Cari açık: 23 milyar 203 milyon dolar.

Yaşadığımız sorunlarla ilgili daha pek çok rakamsal veri var, ama bu kadar yeter.

Paranın pul olmasına gelince

Türkiye, ne yazık ki “çift paralı” ülkelerden biri.

Bir paramız, Türk Lirası…

Diğer paramız, dolar.

Hemen hemen her şeyimiz dolara endeksli.

Türk Lirası, sadece “para birimi” olarak resmiyette var.

Böyle olunca da Türk ekonomisinin ipi doların elinde.

Emperyalizmin taktiği bu zaten.

Seni kendi parasına mahkûm ediyor, sonra da maymunla oynar gibi oynuyor.

Türkiye yıllardır bu tuzak içinde.

50’li yıllardan beri…

AKP ise son 18 yılda emperyalizme tam istediği iklimi yarattı.

Bir elleri yağda bir elleri balda, öylesine daldılar ülkemize.

Peki, paramız nasıl pul haline geldi?

Bir iki rakam vereyim.

AKP’nin ilk iktidar yılında, yani 2003’te; 1 dolar 1 lira 40 kuruş, 1 Euro 1 lira 76 kuruş ve 1 gram altın 18 lira 38 kuruş idi.

Ocak 2020’de değerler şu seviyeye gelmişti:

*1 dolar, 5 lira 98 kuruş…

*1 Euro, 6 lira 69 kuruş…

*1 gram altın, 292 lira 69 kuruş…

Bir de dünkü (12 Kasım, saat 13.07) rakamlara bakalım.

*1 dolar, 7 lira 84 kuruş…

*1 Euro, 9 lira, 17 kuruş…

*1 gram altın, 467 lira 32 kuruş…

Hesap edin bakalım, Ocak 2003’ten buyana dolar ve Euro Türk Lirası karşısında ne kadar değer kazanmış?

Ortalama yüzde 500…

Ya altın?

18 liradan 467 liraya çıkmış.

İşte paramızın pula döndüğünü gösteren en net ölçütler.

 
 

Lütfi Elvan, neyi farklı yapacak?

                                               *******

Şimdi gelelim esas konumuza…

Ekonominin başında görünürde Lütfi Elvan var.

Ama yazımın başında da belirttim, yapılan “emir kulu” değişikliği idi.

Berat Albayrak adlı “emir kulu” koltuktan kalktı, aynı koltuğa Lütfi Elvan adlı “emir kulu” oturdu.

Ülkemizin yeni yönetim biçiminde, bütün bakanlar birer “emir kulu”!

Tek emir veren var, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan.

O emrediyor, kulları yerine getiriyor.

Uygulama böyle.

Durum böyle olunca, yeni Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan neyi farklı yapacak da ekonomiyi düzlüğe çıkaracak?

 
 

Temel sorunlar çözülmeden, ekonomi düzelmez

                                               ******

Şunu anlamadık…

Ekonomik kriz, bir sonuçtur.

Temel sorunları çözmeden, ekonomik krizi bitiremezsiniz.

Ekonominin temeli, çalışıp üretmektir.

Artı değer yaratmaktır…

İhracattır…

Düzenli yatırımdır…

Bunun için de “bilimsel eğitim” ve “teknoloji üretimi” şarttır.

Tabii bütün bunlar, “demokratik, laik, sosyal devlet düzeni” gerektirir.

Ülkemizde “demokrasi” var mı?

Ülkemizde “hukukun üstünlüğünden” söz edebilir miyiz?

Ülkemizde “medya özgürdür” diyebilir miyiz?

Ülkemizde “bilimsel eğitim uygulanıyor” denebilir mi?

O halde biz neyi konuşuyoruz, Allah aşkına!

Berat gitmiş, Lütfi gelmiş, ne fark eder?

Kafaları değiştirmedikten sonra, değişen bir şey olmaz.

- Kocaeli Gazetesi, M.Tanzer Ünal tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/5700027/mtanzer-unal/emir-kulu-degisikligi-turkiyeyi-kurtarir-mi