Emekli 103 amirale yargısız infaz

M.Tanzer Ünal
M.Tanzer Ünal

Önce şunu kesinleştirelim.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin anayasası yürürlükte mi, değil mi?

Yürürlükte değilse, ülkeyi yönetenler çıksın açıklasın, herkes tutum ve davranışlarını buna göre ayarlasın, başı belaya girmesin.

Eğer yürürlükteyse, 26’ıncı maddesi diyor ki:

“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar.”

Anayasamız var, yürürlükte, ama uygulanmıyor.

Askıda…

Tam aksi görüş yürürlükte:

“Düşünce ve kanaatlerinizi söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklayamazsınız. Resmi makamların bu konuda müdahale hakkı vardır. Herkes, görüş ve düşüncelerini açıklarken resmi makamlardan izin almak zorundadır.”

Daha yeni, “emekli amiraller olayında” yaşadık biz bunları.

103 emekli amiral, ülkemizin çıkarı için, son derece yetkin oldukları bir konuda görüşlerini açıklamaya kalktı, başlarına gelmeyen kalmadı.

*10’u gözaltında, sorgulanıyor.

*103’ünün de lojman ve koruma hakları ellerinden alındı.

*Sanırım bugün yarın orduevlerine girişleri de yasaklanır.

*Devlet Bahçeli daha ileri gitti, rütbelerini geri alalım, emekli maaşlarını keselim” dedi.

Bugünlerde hepsi, inanılmaz maddi ve manevi baskı altında! 

Suçları ne?

Düşüncelerini açıklamak…

Eee, ne oldu anayasanın 26’ıncı maddesine?

Esas suç, “anayasayı uygulamamak” değil mi?

Bu ülkenin aklı tutuldu, vicdanı körerdi, gözleri görmez, kulakları duymaz oldu.

Herkesin söz söyleme hakkı var, sadece emekli amirallerin mi yok?

Türkiye’nin geldiği noktaya bakın!

Siyasetçiler, her gün her fırsatta konuşuyor.

Onların yandaş ve yalakaları, aynı paralelde görüş açıklamaktan geri durmuyor.

Ancak farklı görüşte olanlar ağızlarını açtıklarında, “Hopp, dur bakalım” deniyor.

Tıpkı “amiraller olayında” olduğu gibi.

Ne yani, herkesin söz söyleme hakkı var da, emekli askerlerin mi konuşma hakkı yok.

Onlar bu ülkenin yurttaşı değil mi?

O zaman yeniden hazırlamayı düşündüğünün anayasaya şu maddeleri koyun da herkes bilsin:

*Emekli amiral ve generaller, emekli olsalar bile bizim emir ve komutamız altındadır.

*Konuşamazlar, görüş açıklayamazlar.

*Aksi davrananların rütbeleri sökülür, emekli maaşları kesilir.

Böyle yazın, herkes bilsin.

Yazın ki, kendilerini bu ülkenin güvenliğine ve bekasına adayan komutanlar da kendilerine verilen değeri (!) anlasın.

Şu anda kaos içindeyiz.

Anayasanın yurttaşlara tanıdığı haklar başka…

İktidarın yurttaşlara uygun gördüğü haklar bambaşka!

“Kurumsal devlet” gitti, “şahıs devleti” geldi.

Anayasayı filan karıştırmayın, ben size bu kadar hak veriyorum, diyor.

*Görüş açıklamayacaksın…

*Benim hoşlanmadığım şeyleri söylemeyeceksin…

*Ben ne dersem, o!

“Yeni Türkiye düzeni”nin düsturları böyle.

103 amiralin cezası kesinleşti

“Nasıl yani?” demeyin hemen.

Kesinleşti, kesinleşti…

Önceki gün olup bitenleri bir kez daha gözünüzün önüne getirin.

Ankara’dan “En geniş şekilde görüş açıklanacak” düğmesine basılmış olacak ki, bir iki saat içinde, “103 emekli amiral” aleyhine dört bir koldan “kınama bildirileri” yayınlanmaya başladı.

Yağmur gibi…

Resmi ve özel bütün kurumlar, 103 emekli amiralin üstüne çullandı.

Yargıtay Başkanlığı…

Danıştay Başkanlığı…

Sendikalar…

Odalar…

Dernekler…

Birlikler…

Vakıflar…

Üniversiteler…

Tek tek hepsini yazmaya kalksam, sayfalar tutar.

Dahası…

81 ile talimat göndermişler, 103 emekli amiralin her biri için tek tek “suç duyurusunda” bulundular.

Tabii, hepsini bir tarafa bırakın, böyle bir konuda Yargıtay Başkanlığı’nın “görüş açıklaması” son derece garipti.

Yargıtay, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Anayasal ve yasal yetkiye dayanmayan ve milletin iradesini hedef alan hiçbir güç ve oluşum kabul edilemez. Geçmişte yaşanılanlar göstermiştir ki darbe, muhtıra ve vesayet hevesi olanlar, milletimizin engin feraseti ve eşsiz kahramanlığı ile bertaraf edilmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin güvenliğine, anayasal ve demokratik düzen ile bireysel hak ve özgürlüklere yönelik her türlü müdahaleye karşı yargı yetkisini Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız şekilde kullanan yargı kurumları, yasalar çerçevesinde gereğini takdir ve ifa edecektir.”

Yargıtay’ın bu bildirisi çok önemli.

Bu bildiriyle Türkiye’de “yargısız infaz” dönemi başlamış oldu.

İlk ceza da 103 emekli amirale kesildi.

Mahkeme kararlarının son onay makamı olan Yargıtay; yayınladığı bu bildiriyle, daha soruşturma tamamlanmadan ve yargılamaya geçilmeden 103 emekli amirale şak diye cezayı kesti.

Böyle bir şey olabilir mi?

İktidar, güç gösterisi yaptı

Önceki günkü “bildiri sağanağı”, adeta iktidarın güç gösterisine dönüştü.

Yargıtay Başkanlığı ve Danıştay Başkanlığı’nın, bir “adli olay” karşısında görüş açıklaması da ilk oluyor.

Gün boyu dört bir taraftan bildiri yağdı.

İktidar, bununla topluma şu mesajı vermek istedi:

“Görüyorsunuz, yargı da dahil devletin bütün kurumları, bütün sivil toplum örgütleri benim emir ve direktiflerimle hareket ediyor. Benimle uğraşmayın, benim yapamayacağım hiçbir şey yok.”

Benim olup bitenden çıkardığım mesaj bu.

Özetle…

103 emekli amiralin görüş açıklaması, gündemi değiştirdi bir, iktidarın güç gösterisine neden oldu iki, yargıya güveni sıfırladı üç, ülkemizdeki “korku iklimi”ni artırdı dört, bizi dünya kamuoyu önünde bir kez daha rezil etti beş.

Bakalım bu güzel ülkemizde başka hangi rezilliklere tanıklık edeceğiz?

- Kocaeli Gazetesi, M.Tanzer Ünal tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/6900178/mtanzer-unal/emekli-103-amirale-yargisiz-infaz