İzmit Lisesi’nin eğitimde haklı bir şöhreti vardı

Oğuz  Kalelioğlu
Oğuz Kalelioğlu

Kocaeli Gazetesi’nin yayın hayatına başlamasının 47’nci yılını heyecan ve mutlulukla kutluyoruz. 75 yaşlarını dolduran bizim kuşağın gençlik çağlarında yayın hayatına başlayarak tarafsızlığı, doğru haberciliği ve köşe yazılarının daima ülke gerçeklerini dile getiren, yapıcı öneriler sunan kalitesi ile yarım asra yaklaşan bir süredir Kocaeli’nin sesi olması gerçekten takdir edilmesi gereken bir başarıdır.

KOCAELİ’NİN NABZI

Kocaeli Gazetesi’nde, yaşadığımız şehrin ve ülkemizin hayati sorunlarını ve hal çarelerini görebiliyoruz. Kocaeli’nde bulunmasak hatta çok uzak yerde bile olsak Kocaeli Gazetesi’ni okuyarak Kocaeli’nin nabzını elimizde tutabiliyoruz. Kocaeli Gazetesi bize hem günü yaşatıyor hem de gençlik günlerimizi çağrıştırıyor. Ben şahsen İzmit’te geçen çocukluk ve öğrencilik yıllarımı Kocaeli Gazetesi’ni okurken bütün tazeliği ile hatırlayabiliyorum.

BÜYÜK BİR SAYGINLIĞI VARDI

1960 yılında İzmit Ortaokulu’ndan mezun olup karşı binaya yani İzmit Lisesi’ne başladım. O tarihte İzmit’te üniversite olmadığı için en yüksek eğitim kurumu İzmit Lisesi’ydi. Liseli olmak büyük bir itibar ve övünç kaynağı sayılırdı. Lise hocalarımız ve hele Müdürümüz Cevdet Göktürk’ün İzmit’teki en yüksek okulun yöneticisi olarak büyük bir saygınlığı vardı. Babacan tavırlarına rağmen otoriter ve etkili konuşmalar yapan Atatürkçü bir kişiydi. Başı normalden biraz büyük gözüktüğü için öğrenciler müdüre “Beşkafa” adını takmışlardı.

İstiklal Harbi Gazisi olan babasından intikal eden İstiklal Madalyası’nı milli günlerde göğsüne takarak gururla gezerdi. Milli bayramlara öğretmenlerin ve öğrencilerin tam kadro katılmalarını sağlatırdı. Tarihçi olarak tarih derslerimize de girerdi. Elinde taşıdığı başı topuzlu bastonu ile lisenin haylaz takımının korkulu rüyasıydı.

ÖĞRENCİLER DERSTEN KAÇIYOR

Hiç unutamadığım bir olay şudur; Lisenin yanındaki çocuk parkının karşısında “Dericiler” adını taşıyan yeni bir apartman inşa edilmişti. Liseden kaçan okulun en iri yarı, dönek yani o günkü tabirle sınıfta kalan öğrencileri dersten kaçarak bu apartmanın zemin katında bulunan bilardo salonuna gitmişler. Md. Başyardımcısı Beden Eğitimi Hocamız Nuri Başol ve Müdür Cevdet Bey, elinde o meşhur bastonu ile bilardo salonuna girip, “Sizi kaçaklar, burada ne arıyorsunuz?” diye bağırınca o dev gibi öğrenciler camdan kendilerini atarak kaçmışlardı. Bu olay şehirde günlerce konuşulmuştu.

ÜNİVERSİTE SINAVLARI

Gerçekten İzmit Lisesi, idareci ve öğretim kadrosu ile ülkenin en iyi eğitim veren kurumlarından birisiydi. 1963 yılında liseden mezun olunca arkadaşlarımızın hemen tamamı Türkiye’nin en gözde üniversitelerinin sınavlarını kazandılar. O zaman merkezi sistem henüz yoktu. Her üniversitenin sınavına ayrı ayrı girilirdi. Ben de ODTÜ’nün mimarlık bölümünü ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ni kazanmıştım. Hatta Fen Fakültesi’nde ilim bursu sınavına da girdim. Kazananları ilim adamı olmak üzere yurt dışına gönderiyorlardı. Sınavın iyi gitmesine rağmen sonucunu bile beklemeden çok istediğim Kara Harp Okulu sınavlarına girdim ve 3500 kişi içinde sınavı birincilikle kazandım. Harp Okulu’ndan da 943 kişi içinde 3’üncü olarak mezun oldum. Benden bir yıl önce İzmit Lisesi’nden mezun olan Refik Zeytinci, Harp Okulu’nu birincilikle bitirmişti. İzmit Lisesi’nin eğitimde haklı bir şöhreti vardı.

HOCALARA ZİYARET

Subay çıktıktan sonra fırsat buldukça liseye gelir, bizleri yetiştiren hocalarımızı ziyaret ederdim. Lisede talebe iken Müdür Cevdet Göktürk benim adımı Rahmi Oğuz diye bellemiş, ben kendisine; “Hocam benim adım sadece Oğuz, başka arkadaşlarla mı karıştırıyorsunuz?” deyince “Ha öyle mi, peki Rahmi bir daha kullanmam” derdi; ancak her görüşmede beni “Rahmi Oğuz” diye çağırırdı.

HARP AKADEMİSİ

Ben Harp Akademisi’ni bitirdim, Kurmay Yüzbaşı oldum. İzmit Lisesi Müdürü Cevdet Göktürk’ün Ankara’da Çankaya Lisesi’ni kurmak üzere görevlendirildiğini ve Çankaya Lisesi müdürü olduğunu öğrendim. Ankara’da KKK’da görev yapıyordum.

Üniformalı olarak ziyaretine gittim, beni gözyaşları içinde kapıda karşıladı, elini öptüm. Bütün öğretmenlerine ve öğrencilerine; “İzmit Lisesi’nden talebem Gazimagosa’yı savunan Kahraman öğrencim Rahmi Oğuz Kalelioğlu” diye tanıtmaz mı? Sonra birden hatırladı, “Yahu sahi senin adında Rahmi var mıydı?” diye sorunca “Evet hocam Rahmi ismini de aldım ve Rahmi Oğuz oldum” deyince kahkahayı patlattı. Başta değerli Müdürümüz Cevdet Göktürk’ü ve hayatta olmayan muhterem hocalarımı rahmetle anıyor, hayatta olanlara sağlık ve uzun ömürler diliyorum.

47’nci yılını dolduran ve bize eski hatıralarımızı da yaşatan Kocaeli Gazetesi’ne nice başarılı yıllar diler, bütün çalışanlarına ve yazarlarına teşekkür ederim.

- Kocaeli Gazetesi, Oğuz Kalelioğlu tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/7068184/oguz-kalelioglu/izmit-lisesinin-egitimde-hakli-bir-sohreti-vardi