Denetim görevini yapamayan meclis!..

Mustafa Küpçü
Mustafa Küpçü

Yıl 1927.

Cumhuriyet kurulalı henüz 4 yıl olmuş.

Vatandaşın büyük çoğunluğu okuma yazma bile bilmiyor.

Yüzyıllarca bir tek sülalenin egemenliğine boyun eğen, “demokrasi kültürü gelişmemiş” bir toplum.

Başbakan İsmet Paşa.

Bahriye Nazırı İhsan Bey hakkında, “Yavuz zırhlısının onarımında yolsuzluk” yapıldığına dair bir iddia var.

Bizzat Başbakan İnönü, Meclis’e “Soruşturma Önergesi” veriyor.

24 Aralık 1927’de “Meclis Soruşturma Komisyonu” kuruluyor.

Soruşturma sonucu, 26 Ocak 1928’de İhsan Bey’in dokunulmazlığı kaldırılıyor ve Divan-ı Ali’ye ( Yüce Divan) sevk ediliyor.

İlk duruşma 5 Şubat 1928’de yapılıyor. 16 Nisan 1928’de dava sonuçlanıyor. İhsan Bey, “görevi kötüye kullanma ve rüşvet alma” suçu sabit görülerek 2 yıl ağır hapis ve memuriyetten men cezası alıyor. Aynı olay nedeniyle Ertuğrul (Bilecik) milletvekili Dr. Fikret Bey de 4 ay hapis ve 100 TL ağır para cezası alıyor!

Denetim, Meclis’in asli görevi…

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin iki “asli görevi” var;

Yasa yapmak ve ulus adına siyasi iktidarın hesap ve işlemlerini DENETLEMEK.

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” ile Meclis’in siyasi iktidarı denetleme yetkileri sınırlandı. Cumhurbaşkanı Meclis dışından da bakan atayabiliyor ve bakanlar hakkında Meclis’in denetim yetkileri de “yok” hükmünde!

Örneğin; Meclis GENSORU önergesi veremiyor!

Bakanlardan hesap soramıyor! Çünkü, her şeyin yetkili ve egemeni tek kişi!

1927’den bu güne 94 yıl, yaklaşık bir asır geçmiş.

Dünya ve ülkemiz, demokrasi ve HUKUK DEVLETİ konusunda önemli gelişmeler göstermiş.

Sıradan bir derneğin bile çok yönlü denetlendiği bir dönemde, vatandaş-ulus adına denetim görevi olan Meclis, bu görevini yapamıyor!

Muhalefetin verdiği “Soruşturma Komisyonu” kurulması önergeleri AKP ve MHP’nin el fazlası ile reddediliyor!

Rıza Sarrab olayını anımsayalım;

Sarrab’ın altın kaçakçılığındaki kuryesi Adem Karahan açıkça şunları söylüyordu;

“Yurtdışına çıkarılan altının değeri 18 milyar lira. Bunun yüzde 4’ü siyasilere, yüzde 4’ü Sarrab’a kalıyordu. Gümrüklerde hiç zorluk yaşamadık. Memurlar her şeyi biliyordu. Avantalarını bizzat Sarrab ödüyordu. Sarrab’ın adamı Rüçhan Bayar, Muammer Güler, Egemen Bağış ve Zafer Çağlayan’la birlikte sorunları çözüyordu.”

(17-18 Temmuz 2015/Cumhuriyet gazetesindeki röportajı)

Peki, bu açık ifadelere rağmen, AKP’li bakanlar hakkında soruşturma açıldı ve Yüce Divan’a sevk edildiler mi? Hayır!

Egemen Bağış, şimdi büyükelçi!

Rıza Sarrab’a iki bakanlı törenle “İhracat Ödülü” verildi!

Son örnek; önceki Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın kendi şirketinden kendi bakanlığına dezenfektan satması olayı. Bu, yasal olarak suç. Ahlaki değerlerle ayıp ve utanç olayı.

Ama “hesap sorma” yok!

Çünkü, fiilen “ulusun egemenliği” Meclis’e yansımıyor!

Meclis’in bir ayağı topal!

Meclis denetim görevini yapamıyor!

21. yüzyılda bu ulus bu kadar yok sayılmayı hak etmiyor!

- Kocaeli Gazetesi, Mustafa Küpçü tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/7193299/mustafa-kupcu/denetim-gorevini-yapamayan-meclis