İmam…

Raif Kandemir
Raif Kandemir

Müslüman olduğunu söyleyen  birisi  geçenlerde  bir laf etmiş. Demiş ki, bizim yüzümüzden insanlar İslam’dan soğuyor. Bugüne kadar durduğu yerler, konuştuğu laflarla  hiç tasvip etmediğim bu  kişi  her nasılsa  çok doğru bir laf etmiş… 

Evet sayelerinde,  özellikle de  gençler arasında deizm in yaygınlaştığı söyleniyor…! 

Deizm ve Deistler Neye İnanır  diye  soracak olursanız ;  Deizm, Tanrı’ya inanıp ancak hiçbir dini kabul etmeyen görüştür. “Deizm’de her şeyi başlatan, evreni bir saat gibi kuran bir Tanrı inancı vardır. Ancak bu Tanrı şimdiki zamana karışmaz, kişisel değildir. Aynı zamanda asla vahiy aracılığıyla bir din oluşturmamış ya da insanlığa hitap etmemiştir”. 

Tutum ve davranışlarıyla  özünden uzaklaşan;  Din  kaynağının, ilmin ve aklın  yanından bile  geçemeyecek söylemleriyle  neden oldukları  İslam’a zarar veren   bu durumun  vebalini  bakalım nasıl ödeyecekler? 

Birilerine yaranmak için,   aklını kiraya  verdiği için, belirli bir menfaat karşılığında…  Bu gün ibadet etme hürriyetini milletimize  sağlayan   büyük önder  Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK  ve  aziz  arkadaşlarına   hakaret etmekten geri durmayan imama tepki vermeyen imamların; şimdi  bu  söyleyeceğime  aşırı tepki vereceklerinden  kuşkum yok! 

İslam’da   “Ruhban sınıfı” nın  olmadığını biliyorsunuz  değil mi? 

Cemaati namaz kıldırırken, kıldığınız  namazın, kendi namaz  borcunuzu karşılayıp karşılamadığını hiç düşündünüz mü?  Ben düşündüm. Zannımca karşılamayacağı  düşüncesine   yaklaştım.  

Niye  diye  soracak olursanız;  Ben  işi gücü, gelirimi, geçim kapımı,  dünya işlerini bırakıp  Salata’a  geliyorum. Sen maaş karşılığı  cemaat’e namaz kaldırıyorsun. Yaptığın iş karşılığında ücret alıyorsun. Onu da  kendi namaz borcuna sayıyorsun… 

Senin   geçimini temin  için yaptığın  iş karşılığında kıldığın namaz kabulse;  o zaman benim de,  geçimimi  sağlamak yolundaki  uğraşım ibadet sayılması lazım. Öyle olmadığına  göre, Ben  sizin yerinizde olsam, Cemaat’e  namazı kıldırdıktan ve  cemaat  gittikten sonra; hiç olmazsa,   en azından   o vakit namazının  farzını kendi borcumu eda  etmek için  ayrıca  kılarım.  Bunu  yapmadığınız  müddetçe  zannımca  borcunuzu   eda  etmiş olmayabilirsiniz… 

Kimin zalim, kimin kafir olduğuna  dair fitne  düşünceler üretmek yerine   önce kendi halinize bir bakın, birilerinin  hizmetinde misiniz, Kur’an  yolunda mısınız  …? 

Size  bir de fıkra kondurayım. 

Karadeniz’de   Of’li nun  biri   sahilden yukarılara  Bayburt’a doğru  gidiyor. Akşam    karanlığına  yakın bir köye  gelmiş.  Geceyi orada  geçirmesi  lazım.  Köyün ufak bir kahvesi varmış.  Kahveye  girmiş. Selam vermiş. Buyur etmişler bir de çay   ikram etmişler. Sormuşlar ki, Nerelisin ?  Of’liyim  deyince ,oooo  oflu isen o halde  hocasındır  demişler…  

Bakmış ki    hocayım derse itibar  güzel, heee  hocayım  demiş. Birazdan Akşam ezanı okunmuş. Kalkıp  hep beraber  Cami’ye  geçmişler. Abdestleri almışlar, Cami’ye  girince; Cami’nin hocası  Cüppe ile  sarığı  bizim Of’liya  uzatmış. Buyur  hocam bu vakit namazı da bize  sen kıldırıver demiş. 

Of’li ne yapsın, olmaz da  diyememiş. Olmaz dese itibarı kaçıracak. Çat pat  da   ucundan kenarından bir şeyler de biliyormuş. Giymiş  cüppeyi sarığı kafasına  geçirmiş. Cemaatin önüne  geçmiş. Başlamışlar namaza. Bizim Of’li  kıyamda  Fatiha’dan sonra    okuyacağı zammı  sureye   sıra geldiğinde otururken okunan  Ettahiyyatü’yü  okumaya  başlamış.   

Arkada namaza duran  Cami  hocası  ve  cemaat    Of’li nun hoca olmadığını anlamış.  Hoca   dayanamamış ve namazın ortasında Ofli’ya   demiş ki;  ula  Of’li  ayakta iken  Ettahiyyatü’yü okudun,  bakalım oturdun mu ne  okuyacaksın ? 

Şimdi hocalara  sormak lazım, iktidar değişirse ne anlatacaksınız ? Ne zaman Kur’an ile  amel edeceksiniz …?  

 

- Kocaeli Gazetesi, Raif Kandemir tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/7271101/raif-kandemir/imam