Biz ve spor...

Hakan Yağcıoğlu
Hakan Yağcıoğlu

Yazıma okul yıllarımdan bir hatıramla başlamak istiyorum…
Özellikle tarihi yönden önem arz eden beldelerimize kültür gezileri yapılmasını ve bu tarihi olayların vukuu bulduğu yerleri dört duvar (sınıf-derslik) ortamından uzaklaşıp, gezi-gözlem yaparak öğrenmek isterdim. Bu gezileri de gönül arzu ederdi ki Tarih öğretmenlerimizin öncülüğünde yapılmasını çok arzu ederdim. Maalesef bunlardan mahrum Lise öğrenimimi tamamladım.
Tabii ki bir de bol ol açık havada arkadaşlarımla spor yapmayı arzu ederdim… (Biraz futbol oynarım da )…
Bizlere tarihimizi, edebiyatımızı, sanatımızı, musikimizi, geleneğimizi, göreneğimizi, dilimizi, dinimizi…
Hülasa bizleri millet vasıflarına büründüren bu değerlerimizi ne kadar öğrettiniz?
Evvela bunu sorgulamak gerekir.
Gençlerimizi bu bilgilerden yoksun bırakırsanız, ülkesinin manevi değerlerine yabancı; ülkesinin tarihini, kültürünü, coğrafyasını bilmeyen nesiller yetiştirirsiniz. Sonunda birileri pırıl pırıl bu genç kardeşlerimi spor müsabakaları yerine, dizilerle ve çeşitli argümanlarla kendilerine hayran etmek isterler.
Ne acı ve vahim bir durumdur ki, kimileri de illegal örgüt saflarında ellerine bomba ve silah vererek kendi öz vatanında; askerine, polisine, öğretmenine ve milletine kurşun sıktırırlar değil mi?..
Bu yazdıklarımın gerçek olduğunu bizatihi yaşamadım ama bazı hadiselere tanık oldum, tanık olamadıklarımı da yaşayan büyüklerimden dinledim, yazılı sağlam kaynaklardan öğrendim.
Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, nereye gitmek istiyorum?
Evvela, yönümü belirlemeliyim. Belirlemeliyim ki belli hedeflerim olsun…
Ülkemi ve bizlere canlarını vererek bağımsız bir vatan bırakan ecdadımı tanımalıyım. Tanımalıyım ki onu seveyim, gerektiğinde onun uğruna ben de atalarım gibi bize bırakılan kutsal emanetimizi korumak ve bizden sonraki nesillere emanet edebilmek için canımı feda edeyim. Bu da ancak bu değerlerimizi tanımakla, onu aşk derecesinde sevmekle mümkündür. Çünkü sevginin olmadığı hiç bir yerde bunlar yeşermez ve hayat bulmaz.
Devletimizin ve milletimizin bekası için; Milli Eğitim Bakanlığımızın ve onun bünyesinde görev yapan 1 milyonun üzerindeki çok değerli öğretmenlerimizin bu konularda daha hassas davranması, gençlerimize bu değerlerimiz severek öğretmesi ve spor yaptırması, sporun ruhunu öğretmesiyle mümkündür. Teknik araç-gereç ve iletişim araçlarının bu denli gelişmiş olduğu bir dünyada bunu başaramamak büyük bir zafiyetten başka bir şey olamaz.
Elbette yediden yetmişe hepimizin sorumlu olduğu gerçeğini ve büyük bir vebal taşıdığımızı da unutmayalım…
Dünyamızı ve ülkemizi 1 seneden uzun bir süredir her yönden sıkıntıya sokan Covid-19 salgınından kurtulup, yepyeni aydınlık günlerde buluşmak dilek ve arzusu ile sağlıklı, huzurlu günler diliyorum.
“Yazımızın son satırlarını, Gönüller Sultan Yunus Emre’nin veciz sözüyle noktalayalım: “Sevelim, sevilelim; Dünya kimseye kalmaz… Yunus Emre’den…”

- Kocaeli Gazetesi, Hakan Yağcıoğlu tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/7313858/hakan-yagcioglu/biz-ve-spor