Çılbır sever misiniz?

M.Tanzer Ünal
M.Tanzer Ünal

Bugün pazar.

Üstelik uzun Kurban Bayramı içinde kalan bir pazar.

Kent dışına çıkanlar, döndü dönmedi…

Kentte kalanların mahmurlukları sürüyor.

Yarından itibaren yine yaşamın yoğun trafiği başlayacak, stresli ve sorunlu günlere geri döneceğiz.

Bugün; önemsenmeyen, unutulan, hor görülen bir yemeğimizi, “çılbır”ı yazacağım.

Çocukluğumuzda evlerin ana yemeklerinden biriydi çılbır.

Ve çılbır,Anadolu kadınının “sadece evde üretilenlerle” pişirdiği muhteşem bir yemek.

Evde inekten, mandadan, koyundan veya keçiden elde edilen yoğurt var mı, var.

Her gün tavuklar yumurtluyor mu, yumurtluyor.

Eee, evde süt sağılıyorsa tereyağı da vardır, kaymakyağı da…

Yani “çılbır” için gerekli her şey, her istendiğinde evde hazırdır.

Süzme yoğurt…

Yumurta…

Tereyağı veya kaymakyağı…

Pul biber…

Ufalanmış ceviz veya badem…

Daha ne?

Süzme yoğurdu iyice ezip kıvamına getireceksin, seviyorsan sarımsak ekleyeceksin ve servis tabaklarına dağıtacaksın.

Çiğ yumurtayı kaynayan suya kırıp pişireceksin, süzgeçli kepçeyle alıp yoğurdun üzerine koyacaksın.

Sonra, tereyağı veya kaymakyağını acılı veya acısız toz biberle eritip tabağa “cos” edeceksin.

Üzerine karabiber gezdireceksin.

Kaşığı eline almadan önce de üzerine ufalanmış ceviz veya badem serpeceksin.

İşte böyle yaparsan, çılbır tam “yeme de yanında yat” oluyor.

İşin püf noktası

İşin inceliğini de yazayım…

Çiğ yumurtayı sıcak suda pişirmek, biraz dikkat ve beceri gerektiriyor.

Kaynar suya kırılan yumurta, kesinlikle“dağılmadan” pişirilmeli.

Yumurta dağılırsa, görselliği kaybolursa, bir işe yaramaz.

Bunun için ne yapmalı?

Biraz sirke eklediğiniz kaynar suyu bir kaşıkla veya kepçeyle karıştırıp ortada oluşan girdaba yumurtayı kırın, yumurtanın dağılmadan piştiğini göreceksiniz.

Tabii bu arada şuna da dikkat edin; yumurtanın dışı pişmiş olmalı ama sarısı akışkanlığını kaybetmemeli.

Kızgın tereyağlı sos içinden yoğurdun üzerine yavaşça akmalı.

Muhteşem bir protein deposu

Yoğurt ve yumurta…

İkisi de protein deposu…

İkisi de sağlıklı ve kaliteli beslenmenin temel gıdaları…

Aslında çılbır, yoğurt ve yumurta sevenlerin sofrasından eksik olmamalı.

Her öğünde yenebilir.

Kahvaltıda, öğle, akşam…

Kilo vermek isteyenler de, kilo almak ve kas yapmak isteyenler de yiyebilir.

Yumurta sayısını ve yoğurt miktarını ölçülü tutarsan, kilo verirsin.

Yumurta sayısını artırırsan, kilo alırsın veya kas yaparsın.

Yumurta ve yoğurttaki proteinin birleşimi, vücudun direncini olağanüstü artırıyor.

Bir de yumurtanın tavada yağda değil de suda pişirilmesi, proteinin yanmasını önlüyor.

Bu da önemli bir püf noktası.

Çılbırı yeniden keşfedelim

Her ne kadar Artvinliler, çılbırı “kendi yörelerinin yemeği” olarak reklam etse de, çılbır Anadolu’da her yörenin yemeği.

Bizim yaştakiler bilir.

Anadolu insanı, kapalı ekonomi dönemlerinde “evde kendi ürettikleriyle” beslenirdi.

Ne üretirse…

Her evde inek, koyun veya keçi beslenirdi, bunların sütüyle peynirin yanı sıra yoğurt ve tereyağı da yapılırdı.

Yine her evin avlusunda mutlaka kümes bulunur, tavuk beslenirdi.

Özetle her evde “çılbır” için gerekli yoğurt ve yumurta mutlaka bulunurdu.

Çılbır, Anadolu kadınının yaratıcılığının ürünüdür.

Şahane bir yemek!

Üstelik maliyeti çok düşük.

Ne yazık ki, kaybolup gitti.

Restoranların menüsünde yok, evlerde de “nostalji” olsun diye bazen pişiriliyor.

Vazgeçmemek lazım…

Ne dersiniz, çılbırı yeniden keşfedelim mi?

İyi pazarlar!

- Kocaeli Gazetesi, M.Tanzer Ünal tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/7512909/mtanzer-unal/cilbir-sever-misiniz