Gıcık…

Raif Kandemir
Raif Kandemir

Günlük yaşamda, zaman zaman çok sık kullanılan bu sözcüğün anlamı tam olarak anlamı bilinmeyebilir. Nerelerde hangi anlamlarda, kimler için kullanıldığı da ayrı bir konudur. Şöyle bir bakacak olursak;  

Bedensel anlamı, insan boğazında da duyumsanan ve aksırtan, öksürten, yutkunduran yakıcı kaşıntı olarak karşımıza çıkar. Konumuz bu değil. Biz burada kimler hakkında nerelerde niçin, nasıl kullanıldığına bakacağız. 

Yerine göre söz ve davranışlarıyla karşısındakini kızdıran, sinirlendiren, cansıkan olumsuz davranan… Kimseler için kullanılır. 

 **

Gıcık kapmak, gıcık almak, gıcık olmak:  Her kullanımı ile bu deyiminin anlamı; argo tabiriyle, karşısındaki insandan kendi anlayışına, çıkarına, yararına olmasını beklediği bir davranışı yerine getirmeyen, engel olan bir kişiye/ kişilere sürekli sinirlenmek. Hatta bir başka deyişle “uyuz  olmak”. Bir ileri adım daha ilerisi kin duymak… 

**

Gıcık vermek ise; tam aksine karşısındakini sinirlendirmek, sinirlenip kızmasına ya da erişmek istediği sonuçlara  ulaşmasına engel koyarak; kendi beklentilerinin gerçekleşmesine yol açacak davranışlarda bulunmak… 

Tespitim o dur ki; gıcık diye tanımlanan insanların çoğu, hatır gönül veya çıkar ilişkilerinden kaynaklanan  olumsuzluklar karşısında dik durmasını bilen, yasalara ve genel ahlak kuralları konusunda esnemeyen  kişilerdir.  Cinsiyeti  hiç önemli değildir, kadın  ya da  erkek olabilir… 

Bu tanımlama günlük yaşantı içerisinde kişiler arasındaki ilişkiler için  kullanılırsa da çok önemli değildir. Çünkü sadece gıcık olanla gıcık edileni ilgilendirir. Ama öyle bir  türü vardır ki, toplumu ilgilendirir.  Toplumu ilgilendiren bölümdeki en önemli gıcık olma konusu, görevli memur, görevli yetkili ile olan ilişkilerde ortaya çıkar. 

Bir işi yapmak ve ya  yapmamak durumunda olan kişinin usul ve yasaya uygun olmasına rağmen geciktirmesi, yapmaması veya  yasaya  uygun olmadığı halde yapması  Türk Ceza kanununda tarif edilen görevin savsaklanması ve ya  kötüye kullanılması olarak değerlendirilir o ayrı bir konudur. 

İşte bu noktada can alıcı soru şudur! Gıcık memur kime derler? 

Görevi konusunda yeterli bilgi ve donanımı  olmadığı için istenileni yapan ve ya yapmayanı bir kenara koyacak olursak iki şekilde karşımıza çıkar. 

**

Birincisi, çıkar elde ederek istenileni  yapan. Burada aradaki  menfaatin  ederi, bedeli konusunda  gıcıklık ortaya çıkabilir. Sonunda  tarafların ihtiyaçlarına, beklentilerine, zor durumuna  uygun  olarak günümüz koşullarında mutlaka bir orta yol bulunur.  

**

İkincisi, kanunun yap dediğini yapan ama yapma dediğini yapmayan, karşısındakinin olumsuz beklentilerini dürüstlükten ayrılmaksızın yerine getirmeyen… İşte bu var ya bu, gıcığın kralıdır. Söz  ondan açıldı mı, bırak şunu yahu, iş görmez,  bir işe yaramaz, gıcık herifin tekidir derler.  Aslında olması gereken ve  gerçekte  şiddetle ihtiyaç duyduğumuz bu gıcık yapıdaki insanların  terfi ve tayin işlerinde ne yazık ki pek şansı olmaz! 

Gözlemlerim çok büyük ölçüde isabet kaydetmiştir. Dik insanlar büyük ölçüde namuslu insanlardır ama ne yazık ki  alayı GICIKTIR… 

- Kocaeli Gazetesi, Raif Kandemir tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/7848731/raif-kandemir/gicik