Dış güçler mi dersiniz?

Mustafa Küpçü
Mustafa Küpçü

Ulusal paramızın değeri hızla düşüyor.

Ücret ve maaşla yaşamaya çalışan işçi, memur ve emekliler sürekli yoksullaşıyor.

Tarım ve hayvancılıkla geçinmeye çalışanlar emek karşılıklarını alamıyor.

Şeker fabrikaları satıldı, pancar üreticileri perişan. Dolarla şeker ithal ediyoruz.!Dolar artınca şeker fiyatları da artıyor!

Buğday üreticisi yoksullaşırken, başka ülkelerden buğday ithal ediyoruz! Dolar arttıkça buğday ve un fiyatları da artıyor! Ekmek ve simit fiyatları artmaz mı?

Dolar artınca, başka ülkelerden dolarla satın aldığımız akaryakıta, doğalgaza, mutfak tüpüne ve doğalgazla üretilen elektriğe sürekli zam gelmesine şaşırmak mı gerek?

Dolarla borçlandığımız otoyollara, köprülere, havaalanlarına, hastanelere ödediğimiz ve daha uzun yıllar ödeyeceğimiz bedellerin farkında olmayan o kadar çok insanımız var ki!

Başta yerel basın olmak üzere yayın sektörü çöküyor;

 çünkü, artık eskisi gibi ihtiyacımız olan kağıdı ulusal kaynaklarla üretemiyor, dolar karşılığı ithal ederek sağlıyoruz! Dolar arttıkça kağıt fiyatları sürekli yükseliyor. Ulusal varlıklarımız olan kağıt fabrikaları ard arda ve yok pahasına satılırken, bu günlerin geleceğini göremeyen gözler, şimdi çaresizlik içinde! Geçen hafta 26 TL’ye aldığım bir top yazı kağıdı şimdi 59 TL olmuş!

Vatandaş sağlıklı ve dengeli beslenemiyor. Beslenme yetersizliği insan sağlığını bozuyor. Bu yüzden hastanelerde de kuyruklar uzuyor!

Devlet, tıbbi cihaz ve malzeme bedellerini ödeme sorunu yaşıyor ve bu yüzden ameliyatlar durma noktasında.

Doktorlar ve diğer sağlık görevlileri de isyanda; uzun nöbetler, düşük ücretler ve “5 dakikada muayene” sorunları içinde. Doktorlarımız yurt dışına kaçıp gitmenin çabası içinde!

Gençler mutsuz.

Üniversite mezunları bile iş bulamıyor! İş bulanlar düşük ücretlere boyun eğiyor.

Sanayide üretim hızla düşüyor. Siyasi iktidar, faizleri düşürerek üretimi artıracağı hayali içinde ama;

  sanayi üretiminde ana girdilerin yüzde 50’den fazlasının İTHAL edildiğini, bu nedenle maliyetin arttığını ve dış pazarlarda alıcı bulunamadığını göremiyor!

Merkez Bankası kasaları borç yükü altında!

Bu yüzden dolar ve avro artışlarını önleyemiyor!

Kamu ve özel sektör borç yükü de hızla artıyor!

Borcu borçla ödemeye çalışıyoruz ama artık dış kaynaklardan borç da bulamıyoruz! Bulunan borçlar için yüksek FAİZ ödüyoruz!

Limanlarımız yabancı şirketlerin elinde.

Ülkemiz, yanlış ekonomi politikaları yüzünden Osmanlı’nın son dönemlerindeki gibi büyük ekonomik krizlerin pençesinde.

Siyasi iktidar, “uçuyoruz” diyor ama öte yandan “EKONOMİK OHAL” ilanı gündeme geliyor!?

Daha pek çok örnek verilebilir.

Siyasi iktidarın tek savunması “YABANCI GÜÇLER!”

Yabancı güçler Osmanlı döneminde olduğu gibi, Cumhuriyet döneminde de kendi çıkarlarına ulaşmak için hep var oldular.

Küresel ekonomik düzenin baskılarıyla 24 Ocak 1980 Ekonomik İstikrar Paketi ile başlayan, “Küresel ekonomik düzene uyum” adına ULUSAL ÜRETİM KAYNAKLARIMIZIN yok pahasına elden çıkaran siyasal tercihlerin günahını kimi gözler göremiyor!

Siyaset sahnesinin -kimi aktörleri, ABD’nin icazeti olmadan iktidar olamayacakları, küresel düzenin egemenlerinin çıkarlarına uygun ekonomik ve siyasal tercihler olmadan iktidarda kalamayacaklarını düşünüyorlar!

Bu yüzden komşularımızın iç işlerine müdahil oluyor, BARIŞ içinde birlikte yaşama tercihi gösteremiyorlar!

Evet, dış güçler var!

Peki, o dış güçlerin çıkarlarına hizmet etmeyi tercih eden siyaset aktörleri yok mu?

ULUSAL ÇIKARLARA gerçek anlamıyla sahip çıkarak, dış güçlere ödün vermeden bu ülkeyi yönetmek;  ULUSAL ONURU koruyan ve vatandaşlarına İNSANCA ve ONURLU bir yaşam sağlayan bir düzen  kurmak da mümkün!

Aklı ve vicdanı olan düşünsün!..

- Kocaeli Gazetesi, Mustafa Küpçü tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/8892009/mustafa-kupcu/dis-gucler-mi-dersiniz