Eğer bir emekli dede ekmek için ağlıyorsa…

Adnan  Filiz
Adnan Filiz

Aç bir çocuğun, bu nedenle ağladığını görünce içimiz sızlar… Perişan oluruz.

Ya, ekmek kuyruğunda, titreyen dudaklarıyla, derinleşmiş yüz çizgileri arasından yanaklarına dökülen göz yaşlarıyla, yaşlı bir vatandaşın ağladığını görürsen… Ne hissedersiniz?.. Hele onun bir meczup değil de sağlıklı emekli bir vatandaş olduğunu öğrenirseniz…

Yürek dayanmaz” denir ya, izlediğim manzara karşısında, kelimelerin bazen ne kadar yetersiz olduğunu anlıyorum.

VATANDAŞLIK ŞABLOMU

Bu adamcağız doğduğundan bu yana, büyük olasılıkla devletine karşı olan tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmiştir. Yaşamın çetin yollarında daha iyiye, güzele ulaşabilmek için savaşmıştır. Belki 3, belki de 2 yıl, tüm zamanını, ona “devletin ve milletin için öl” dendiğinde, gözünü kırpmadan can vermeye hazır bir asker olmak için harcamıştır. Yüreğini ortaya koymuş, hayatının baharında zamandan ve kariyer gelişmesinden büyük fedakarlıkta bulunup, askerlik görevini yerine getirmiştir.

Bir işe girip üretmiş, aile kurmuş, ülkeye layık evlatlar yetiştirmek için yine her türlü sıkıntılara katlanarak ömrünü tüketmiştir.

83 milyonun çoğu ferdini bu “vatandaşlık şablonu” içine koyun. Hiç yanlış yapmış olmazsınız. Çünkü güzel, verimli, herkesin kıskandığı olanaklara sahip güzel ülkemin durumunu, hiç

olmazsa son 30 - ­40 yılını şöyle bir gözden geçirin. Ondan sonra “haksızlık” yapıyorsun deyin.

Siyasetin çıkar şemsiyesi altına sığınanların dışında, yaşanan olumsuz şartlardan mutluluk duyan var mı? Yoksul mutlu mu? Mümkün mü aç karnını doyurmaktan aciz insanın mutlu olması?

YOKSUL BİR YANA, YA…

Haydi yoksulu kaderin cilvesi ile boğuşmuş…

Ya orta direk?

Ne olmuş orta direğe?

Öyle bir sınıf kaldı mı?

Ya bileğinin gücü, aklının keskinliğiyle, hak ederek, çalışıp üreterek zengin olmuş, onlarca, yüzlerce, binlerce insana ekmek kapısı açıp, ülkesine zenginlik, güç sağlamaya çalışmış, namuslu, girişimci insanlar…

Onlar mutlu mu?

Değişik ekonomik koşullar altında varlığını devam ettirmek, bu kalenin her an yıkılabileceği kuşkusu altında yaşamak, çalıştırdığı insanların sorumluluğu altında ezilip duran bunca iş insanına yapılanlar bir işkence değil mi?

Değişik nedenlerle mutsuz olanlar da var.

Muktedirin kayırıcılığı ile, haksız yere, hak hukuk çiğneyerek kazananlar, çok mu mutlu sanıyorsunuz?

Onlar daha beter durumda. İleride hesap verme korkusunun hiç kaybolmayan gölgesinin takibinde olanların, başlarını yastığa koyduğu an, rahat bir uyku çektiklerine inanmıyorum.

Gözlerinin ışığı aydınlığında baktıklarında, haksız ve eşitsiz bir sitemin sağladığı kazançlarıyla, bankalardaki dolarlarının çoğaldığını görenlerin, huzursuz olmamaları mümkün değil. Çünkü sağlam temeli olmayan tüm yapılar, yıkılmaya mahkumdur.

Ucuz ekmek kuyruğunda yorgun, bitik, tükenmiş, vefakar ve fedakar yaşlı insanların gözlerinden akan yaşlar, siyasi tarihimizin silinmeyen kara lekeleri olarak kalacaktır.

- Kocaeli Gazetesi, Adnan Filiz tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/9096334/adnan-filiz/eger-bir-emekli-dede-ekmek-icin-agliyorsa