1960’lar ve 1970’lerde Lale Tığ…

Gül Anasal
Gül Anasal

İki yıldır ben mi etkinliklerden uzaklaştım yoksa etkinlikler mi benden bilemiyorum. Yaşadıklarımızdan sonra tahminim genel olarak herkes aynı durumdadır diye düşünüyorum ama ben biraz abartmışta olabilirim. Yoğun çalışmalarımın olduğu bir dönemin sonunda hastalığa yakalanmış olmam da sebep olabilir buna. Ama artık bu dönemi geride bırakmam gerektiğini biliyorum ve eski günlere dönmem gerektiğini düşünüyorum. Tabii ki tedbirlerimi alarak…

Pazartesi akşamı güzel bir etkinlik vardı, kaçırmamam gerektiğini düşünüyordum ve bu durgunluk dönemini geride bırakmam için bir fırsat diye düşünerek Lale Tığ’ın Cumhuriyet Çocuk Parkı Sanat Galerisi’ndeki sergisine katıldım.

Kocaeli Bağımsız Fotoğrafçılar Topluluğu Derneği’nin hazırladığı ve Lale Tığ’ın birikimleriyle enstalasyon sergisi 1960 ve 1970 yıllarına ait bir sergiydi. Serginin küratörlüğünü Hüsna Altın, sponsorluğunu ise Hayyam Foto Teknik ve Çağın Göz Hastanesi yapmış.

Lale Tığ’a ait fotoğraflar, kıyafetler, aksesuarlar ve objeler o yılları yaşattı bizlere. Ve tabii ki yine Bülent Tamer’in o yıllara ait seslendirdiği şarkılarına pek çok kişinin dans ederek eşlik etmesi sergiye ayrı bir güzellik kattı.

Lale Tığ açılış konuşmasındaEnstalasyon sergileri sadece sunum amaçlı yapılan sergilerdir. Burada gördüğünüz elbise ve fotoğrafların tamamı bana ait. Benden sonra kızlarım evlerde bunları saklayamayacakları için kent yaşanmışlığı adına sergilemek istedim.” diye konuştu. 

Ben 1960’lı yılların sonlarında vardım bu dünyada. 1970’ler benim çocukluğumdu. O yıllar kiminin gençliği, kiminin benim gibi çocukluğu, kiminin ise olgunluk dönemleriydi. Pazartesi akşamı orada bulunanlar, o ortamı içine çekenler zaman tüneliyle belki de o yıllara gidip geldik hep birlikte.

Sergi salonuna ilk girdiğimizde, karşımıza gelen ve Lale Tığ’ın küçüklüğünden itibaren siyah beyaz İzmit fotoğraflarıyla başlıyordu sergi.

Geçmiş, adım attıkça sanki sizinle birlikte yürüyordu salonda.

Ve geçmişi alıp geliyorsunuz bugüne.

Fotoğraflarda tanıdık simalar tabii ki göze çarpıyor ama benim için en güzeli, en anlamlısı Lale Tığ’ın annesi Aysel Hanım ve küçüklüğümüzde “kaptan amca” diye hitap ettiğimiz babasıydı.

Fotoğraf bölümünü tamamlayıp kıyafet bölümüne geldiğimizde annesi Aysel Hanımın işlediği elbise ile karşılaşıyoruz. Biraz ilerde modacı Ayla Eryüksel’in desen çizimiyle bir elbise çıkıyor karşımıza. İlerledikçe Jale Yılmabaşar’ın Vakko için desen çizdiği kumaştan Lale Tığ’ın kendi diktiği elbise gözümüze çarpıyor. Sergide ayrıca annesi Aysel Hanımın altmış beş yıl önce diktiği ve Lale Tığ’ın hala giydiği Pardösü vardı.

Serginin sonuna geldiğimizde Lale Tığ’ın kızı için ördüğü pantolon takım ve annesinin torunu için ördüğü elbise asılıydı duvarda.

O yıllara ait radyo, dikiş makinesi, yemek kitapları, çeşitli objeler, çanta ve ayakkabılar da vardı. Hepsi o yıllara damgasını vurarak bizlere o günleri yansıtıyordu.

Bunlar sadece benim dikkatimi çekerek sizlere yazdıklarım.

Dünü ve bugünüyle sanat hiç eksilmesin hayatımızdan.

- Kocaeli Gazetesi, Gül Anasal tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/9823165/gul-anasal/1960lar-ve-1970lerde-lale-tig