Seçimler yaklaşırken son 6 aya dikkat!

M.Tanzer Ünal
M.Tanzer Ünal

Türkiye, şöyle veya böyle seçime gidiyor.

Sonbaharda olmazsa, 2023’ün ilk aylarında sandık başındayız.

Dikkat ediyor musunuz, ilginç bir süreç yaşıyoruz.

Ekonomi, dip yaptı…

Siyaset, dip yaptı…

Sosyal yaşam, dip yaptı…

Kişilerin, şirketlerin, ülkenin borçları zirvede…

Nüfusun yüzde 34’ü ancak sosyal yardımlarla yaşamını sürdürebiliyor…

Açlık ve yoksulluk sınırı altında kalanların sayısı her geçen gün artıyor…

Toplumun her kesiminden “Yandım Allah” feryatları yükseliyor…

Durum böyle olmasına rağmen, 20 yıllık AKP iktidarında bir telaş yok.

Neden acaba?

Kafalarında ne var?

Nasıl bir “mucize” hazırlığı içindeler?

Acaba “şapkadan tavşan” mı çıkaracaklar?

“Son 6 ay” konusu

*******

Maurice Duverger (Türkçe okunuşu Moris Düverje) ismini duymuşsunuzdur.

1917-2014 yılları arasında yaşayan Fransız anayasa hukuku uzmanı, siyasetçi ve siyaset bilimci… Akademik hayatına Bordeaux Üniversitesi hukuk bölümünde başladı.

Giderek siyaset bilimine ilgi duydu ve 1948'de aynı üniversitede siyaset bilimi fakültesini kurdu.

Çok sayıda kitabı ve Corriere della Sera, La repubblica, El País ve özellikle Le Monde gibi gazetelerde makaleleri yayımlandı.

Özellikle “Siyasi Partiler” adlı kitabı çok önemli.

Bu kitabında siyasi partileri “seçkin tabanlı partiler” ve “halk tabanlı partiler” olarak ikiye ayırır. Duverger, siyaset biliminde hep “felsefi düşünce” yerine, “deneysel yöntemi” kullanmayı tercih etti.

Duverger’in Türkçe yayınlanan diğer bazı kitapları şunlar:

*Siyaset Sosyolojisi

*Siyasi Rejimler

*Seçimlerle Gelen Krallar

*Batının İki Yüzü

*Sosyal Bilimlere Giriş

*Halksız Demokrasi

Duverger’in belleklerden silinmeyen bazı sözlerini de hatırlayalım!

*Adaletin bulunmadığı yerde, herkes suçludur.

*Bir demokraside çok sayıda ve zayıf partiler varsa, o ülke iyi yönetilemez, halk siyasetten soğur ve siyaset ‘merkezin hükümranlığı’ altına girer.

*Halktan güç alan büyük sağ ve sol kitle partileri olmayınca, hepsi birbirine benzeyen, kişiliksiz partilerin oluşturduğu ‘ortanın bataklığı’ siyasete hükmeder.

*Sağın ve solun ılımlılarını bir araya getiren “renksiz koalisyonlar’, yurttaşların bir politika seçme imkânlarını yok eder ve halk siyasetten soğur.

*Hukukun kuvvetinin azaldığı yerde, kuvvetlinin hukuku geçerli olmaya başlar.

Maurice Duverger’in tüm ülkeler için geçerli bir tespiti, bir görüşü daha var:

Duverger, diyor ki: “Halk daima iktidarın son 6 aylık uygulamalarına oy verir.”

Son 6 ayda neler göreceğiz?

*******

Siyaset bilimci Duverger’e göre, iktidarların son 6 ayda yaptıkları, daha önceki olumsuzlukları unutturur.

Buradan hareketle, Türkiye’de seçim sürecinin son 6 ayında olup bitecekleri çok merak ediyorum.

Acaba diyorum kendi kendime, iktidar halka dönüp…

*Kimin ne kadar “kredi kartı borcu” varsa, hepsini kapatıyorum.

*Kimin ne kadar “tüketici kredisi borcu” varsa, ödemeleri benden.

*Şirketlerin “vergi” ve “sigorta primi” borçlarını affediyorum.

*”Öğrenci kredisi” ve “genel sağlık sigortası” borçlarının üzerine çizik atıyorum.

Özetle, halka şirin görünüp iktidarı bırakmamak için “Eski defterleri kapattım, yeni bir sayfa açıyorum” der mi?

Diyeceksiniz ki, “Demesine der de, borç kapatacak bu kadar parayı nereden bulacak?”

Hiç canım, öylesine yazdım.

Hani muhalefet aylardır “128 milyar dolar nerede, 128 milyar dolar nerede?” diye kafa şişiriyor ya, acaba o 128 milyar dolar, mucizevi bir şekilde “İşte buradayım” deyip pat diye ortaya çıkıverir mi?

Neyse, şunun şurasında bir şey kalmadı, “son 6 ayda mucize yaşanıp yaşanmayacağını” bekleyip göreceğiz.

- Kocaeli Gazetesi, M.Tanzer Ünal tarafından kaleme alındı
https://www.kocaeligazetesi.com.tr/makale/9901761/mtanzer-unal/secimler-yaklasirken-son-6-aya-dikkat